
Küçük değişiklikler, ay sonunda faturaya yansıyan rakamda ciddi fark yaratabiliyor. İşte uzmanlara göre evlerde en çok gözden kaçan ve faturayı şişiren dört kritik cihaz.

Mutfakta günün her saati çalışan buzdolapları, elektrik tüketiminin en büyük kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yaşı 15 yılı aşan buzdolapları, yeni modellere göre çok daha fazla enerji harcıyor. Çoğu evde hâlâ kullanılan bu eski cihazlar, fark edilmeden faturanın önemli bir kısmını sırtlanıyor. Eğer buzdolabınız aşırı ses çıkarıyor, kapak lastikleri eskiyip gevşediyse ya da motoru sık sık devreye giriyorsa bu durum yalnızca performans kaybı değil aynı zamanda yüksek elektrik tüketiminin de habercisi olabiliyor.

Evde sıcak su konforunun vazgeçilmezlerinden biri olan termosifonlar, yanlış ayarlandığında tam anlamıyla bir israf makinesine dönüşebiliyor. Suyu sürekli sıcak tutmaya çalışan bu cihazlar, ayar derecesi yükseldikçe daha fazla elektrik tüketiyor. Uzmanlar, termosifonların gereğinden yüksek sıcaklıkta çalıştırılmasının hem faturayı artırdığını hem de cihaz ömrünü kısalttığını belirtiyor. Su ne kadar sıcak tutulursa cihaz o kadar sık devreye giriyor ve bu da tüketimi doğrudan yukarı çeker.

Elektrikli ocaklar ve ankastre fırınlar, mutfağın en yüksek güç çeken cihazları arasında bulunuyor. Ortalama bir fırın saatte 2.5 kilovat enerji tüketiyor. Ancak asıl kayıp, pişirme sırasında kapağın sık sık açılmasıyla yaşanıyor. Uzmanlar, pişirme sürecinde mümkün olduğunca kapağın kapalı tutulmasını ve camdan kontrol edilmesini öneriyor. Ayrıca düşük sıcaklıkta daha uzun sürede pişirme, enerji tasarrufu açısından daha verimli kabul ediliyor.

Bir cihazı kapattığınızda elektrik tüketiminin sona erdiğini düşünüyorsanız uzmanlara göre bu doğru olmayabilir. Hayalet tüketim ya da vampir enerji olarak adlandırılan bu durum, cihazların kapalıyken bile prizden elektrik çekmeye devam etmesi anlamına geliyor.

Televizyonlar, oyun konsolları, mikrodalga fırınlar, kahve makineleri ve özellikle prizde bırakılan şarj aletleri bu grubun başında geliyor. Tek tek bakıldığında küçük gibi görünen bu tüketimler, ay sonunda toplandığında faturada belirgin bir artışa yol açabiliyor.

Uzmanlar, kullanılmayan cihazların tamamen fişten çekilmesini veya anahtarlı prizler kullanılmasını öneriyor. Bu basit önlem, hiçbir konfor kaybı yaşanmadan tasarruf sağlamanın en pratik yollarından biri. Özellikle gece boyunca prizde kalan cihazlar, fark edilmeden saatlerce enerji tüketmeye devam ettiği için uzun vadede ciddi bir yük oluşturabiliyor.
