Efnan Atmaca – İnsanları güldürmek, ağlatmaktan daha zordur diye söylenir hep. Hele bunu doğaçlama yapmaya çalışıyorsan. Oyun Mahalli taze bir grup. Bu işe gönül vermiş, asıl mesleklerinin yanı sıra sahnede olmayı sevmiş, bunun için uğraş veren isimlerden kurulu. Kurulduğu günden beri gerek oyunlarla gerek projelerle tiyatroya destek veren DasDas’ın gölgesi üzerlerinde. Çünkü onlar yetişkinlere yönelik hem oyuncu eğitimi hem de doğaçlama tiyatro eğitimleri veren DasDas Akademi’nin mezunları. Geçen yıl akademiden mezun olan isimlerden kurulu Oyun Mahalli, “Doğaçlama Tiyatro” alanında gösteriler sunuyor. Oyun Mahalli kendini anlatırken “Ne oynayacağımızı bilmiyoruz siz seyirciler de ne seyredeceğinizi bilmiyorsunuz. Tıpkı memleket hâli gibi ama bizimki oyun gerçeklik değil. Gelin geceye şahit olun” davetinde bulunuyorlar. Oyun, DasDas’ın Alternatif Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor. Buranın özelliği bir kulüp atmosferinde, rahat bir ortamda oyunları seyretmeye olanak tanıması. Grup Ayşegül Demirel, Beril Lüleci, Burak Akkaya, Cennet Yılmaz, Durul Candemir, Gülşen Sevinç Ünal, İbrahim Uygun, Murat Karaca, Orhan Aydın, Özden Özgüç İnceer ve Veyis Özkan’dan kurulu. Kadir Çevik ve Sevda Çevik ise oyunun yöneticileri. Televizyondan tanıdığımız, yine öncülleri olan bazı tiyatro gruplarının benzeri bir oyun sahneliyor Oyun Mahalli. Biliyoruz ki bugün sinema, televizyon ve tiyatro dünyasında başarılı olan pek çok isim benzer başlangıçlarla adım attı kariyerine.
Zekâ ve hazırcevaplık
Önce iki kişiden oluşan üç grup seyirciden alınan mekân bilgisiyle bir nevi demo, ön gösterim sunuyorlar. Seyircinin alkışlarının gücüyle belirlediği demo, uzun versiyonuyla sahneye geliyor. Aslında tıpkı Kadir Çevik’in dediği gibi onları bıraksak saatlerce oynayabilirler ama uygun bulduğu bir noktada finale geçiyor yönetici. Bunu iki tur yapıyorlar. Ellerinde metin yok. Birbirlerinden aldıkları repliklerle, o an akıllarına gelen fikirlerle kuruyorlar oyunu. Bu öncelikle zekâ ile hazırcevaplık, sonra yetenek ile eğitim ama her şeyden çok sahnede olmayı sevmeyi gerektiriyor. Benim seyrettiğim bölümde önce bir düğünden kaçmayla başlayan töre hikâyesi sonra da işkembecide yıl dönümü kutlamasıyla alevlenen sosyal medya ve trend eleştirisi barındıran iki oyun yer aldı. Töre hikâyesi günümüz dizilerinde gördüğümüz ‘absürt’lükleri ti’ye alırken oyuncuları tanımamızı sağladı. İkinci bölümde ise ısınmış olarak sahneye gelen oyuncular hem performanslarını daha üst seviyeye taşıdılar hem de günümüze dair ‘yerli yerinde’ eleştiriler sundular. Sosyal medyanın insanı rezil de vezir de edebileceği gerçeğini sorgularken trendlerin nasıl toplumsal infial yaratabileceğini gösterdiler. Çok zor bir iş yaptıkları. Ânında espri üretebilmek, o esprinin seyirciye geçmesini sağlayabilmek büyük maharet. Geceye ve oyuna göre öne çıkan isimler var elbette. Ben en çok Gülşen Sevinç Ünal’ın kıvrak zekâsıyla âna özel ürettiği şakalara güldüm. Seyirciden büyük kahkahayı adını ileride çokça duyacağımıza emin olduğum Veyis Özkan aldı. Yönetici Kadir Çevik’e göre onlar sahnede büyük bir risk alıyor. Seyirciyi de riski girmeye davet ediyorlar. Gülmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde bu risk alınmaya değer. Oyun Mahalli’nin bir sonraki gösterisi 23 Ocak’ta. Herkesi bekliyorlar. Sizden gülmesi…
