‘Derin plan yüz germe’ tekniği kalıcılığıyla fark yaratıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ISAPS’in 2025 yılında yayımladığı küresel istatistiklere göre, dünya genelinde estetik işlem sayısı her yıl istikrarlı şekilde artıyor. Raporda cerrahi dışı uygulamaların toplam işlemler içindeki payının yükseldiği, özellikle cilt sıkılaştırma odaklı teknolojilerin yaygınlaştığı görülmekte. HIFU ve radyofrekans tabanlı uygulamalar ise genç yaş gruplarında tercih edilen yöntemler arasında yer alıyor. Aynı veriler, medikal turizmin küresel ölçekte büyüdüğünü ve Türkiye’nin yabancı hasta oranlarında üst sıralarda konumlandığını da ortaya koyarken estetik alanındaki bu büyüme, yüz yaşlanmasına yönelik yaklaşımların da çeşitlenmesini sağlıyor.

Sektördeki bu veriler ışığında Prof. Dr. Ali Gürlek, yüz yaşlanmasına yönelik yaklaşımları değerlendirdi. Prof. Dr. Gürlek, cerrahi dışı ve cerrahi yöntemlerin farklı yaş gruplarında farklı etkiler sunduğunu belirtirken şu değerlendirmede bulunuyor: “25–40 yaş aralığında, sarkması ileri düzeyde olmayan kişilerde cihaz uygulamaları belirli bir toparlanma sağlayabiliyor. Bu yöntemler cilt altını uyararak destekleyici etki oluşturur. Ancak ileri sarkmalarda beklentiyi doğru belirlemek gerekir.”

‘YÜZDE YAŞLANMA 20’Lİ YAŞLARDA BAŞLIYOR’

Dünya Sağlık Örgütü ve bağlı araştırma kuruluşlarının 2025 raporlarına göre, UV ışınları cilt yaşlanmasının en önemli çevresel nedenleri arasında yer alıyor. Güneş ışınlarının kolajen yapıyı bozduğu ve cilt elastikiyetini azalttığı bilimsel verilerle ortaya konmakta. Sigara kullanımının da doku beslenmesini bozarak yaşlanma sürecini hızlandırdığı belirtiliyor. Türkiye’de hane içi tütün kullanımına ilişkin veriler, pasif maruziyetin de cilt sağlığı üzerinde etkili olduğunu göstermekte. Bu çevresel faktörler, yüz yaşlanmasının yalnızca genetik değil, yaşam tarzı ile de doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Yüz yaşlanmasında cerrahi yöntemlerin rolü, ileri yaş gruplarında belirgin şekilde öne çıkıyor. Prof. Dr. Ali Gürlek, yüz ve boyun germe ameliyatlarının kalıcılığına dikkat çekerken derin plan yüz ve boyun germe tekniğiyle yapılan ameliyatların, doğru uygulandığında 10–15 yıla kadar gençleşme etkisi sağladığını belirtiyor. Gürlek, bu ameliyatların 3–7 saat sürdüğünü ve sonuçlarının diğer yöntemlerle kıyaslanamayacak düzeyde kalıcı olduğunu ifade ediyor.

Gürlek, bu faktörlerin yüz üzerindeki etkilerine dikkat çekerken yüz kemiklerinde 25 yaş sonrasında başlayan erimeyle birlikte derinin gevşediğini ve yağ dokularının aşağı doğru yer değiştirdiğini ifade ediyor. Bu sürecin sarkma ve yorgun yüz görünümünü beraberinde getirdiğini vurgulayan Gürlek, cerrahi dışı yöntemlerin erken dönemde destekleyici rol üstlendiğini belirtiyor. Prof. Dr. Ali Gürlek, bu alanda hem cerrahi hem de cerrahi dışı uygulamaları bir arada değerlendiren bütüncül yaklaşımlar üzerinde çalışıyor.

ESTETİKTE CERRAHİ DIŞI UYGULAMALARIN PAYI ARTIYOR

Küresel estetik raporları, cerrahi dışı işlemlerin özellikle genç erişkinler arasında yaygınlaştığını gösteriyor. Cilt sıkılaştırma, lazer ve enjeksiyon bazlı uygulamalar, hızlı iyileşme süresi nedeniyle tercih ediliyor. Bu yöntemler, yüzeysel ve orta düzey problemlerde geçici iyileşme sağlıyor. Ancak ileri yaş grubunda ve belirgin sarkmalarda etkinlikleri sınırlı kalıyor. Uzmanlar, beklenti yönetiminin bu noktada büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Prof. Dr. Ali Gürlek son olarak cerrahi ve cerrahi dışı yöntemlerin birbirinin alternatifi değil, doğru hasta grubunda tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor ve yüz yaşlanmasında en doğru yaklaşımın, yaş, sarkma düzeyi ve beklentiler doğrultusunda planlanan kişiye özel tedaviler olduğunu belirtiyor.