Bazen bitki bazen kitap

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

31 Ocak’a kadar izlenebilecek sergi, biyolojik ve kültürel substratı açığa çıkarıyor; insanlığın binlerce yıldır ayakta kalmasını sağlayan kök ve bilgi üzerinden nefes alıyor. Şükrü Karakuş’un bitkileri, yaprakları ve kökleri hafıza gibi toprağın altındaki ve insanın içindeki görünmeyenlerle aynı dili konuşuyor. Her çizgi, her damar, varoluşun sessiz ama inatçı sürekliliğini fısıldıyor. Engin Beyaz’ın minyatür kitaplardan kurduğu evren ise başka bir kök öneriyor: Bilginin kökünü; okumanın, merakın ve öğrenmenin insanı zamandan ve karanlıktan çıkaran gücünü. Yüzlerce küçük kitap bir araya gelip tek bir form olduğunda, bireysel hafızalar kolektif bir bilince dönüşüyor. Biri toprağa, diğeri sayfalara tutunurken ikisi de aynı şeyi söylüyor: İnsan, köksüz kalırsa dağılır.