
Kahve tutkunları arasında hızla yayılan bu yöntem özellikle şekersiz kahve içmek isteyen ama sert acılıktan hoşlanmayanlar için güçlü bir alternatif olabilir. Birkaç tuz kristali, kahvenin lezzetini bozmadan aromanın hafiflemesine yardımcı oluyor.

Günümüzde sağlıklı beslenme trendleriyle birlikte rafine şeker tüketimini azaltmak isteyenlerin sayısı artarken, kahvede tuz kullanımı bu ihtiyaca yanıt verebilir. Bu noktada tuz, etkisini hemen gösteriyor ve ekstra kalori eklemiyor. Peki, acı tadı nasıl bastırıyor?

Bilimsel çalışmalara göre tuzun içeriğindeki sodyum iyonları, dilde bulunan acı tat reseptörlerini geçici olarak bloke ediyor. Bu blokaj sayesinde kahvedeki acı moleküller reseptörlere bağlanamıyor ve beyin bu tadı daha az algılıyor.

Şeker ise tamamen farklı bir mekanizmayla çalışır. Acı tadı bastırmak yerine tatlı bir katman ekleyerek dengeyi değiştiriyor. Bu durum çoğu zaman kahvenin gerçek aromalarının geri planda kalmasına yol açıyor. Tuz ise tamamen farklı çalışan bir mekanizma gibi düşünülebilir.

Bu yüzden tuz eklenen kahvelerde fındık, çikolata ve meyvemsi tatlar çok daha belirgin hale geliyor. Özellikle yoğun kavrulmuş çekirdeklerde sertliği yumuşatıyor. Şekerden farkı ne? Gıda kimyası literatüründe bu etki seçici filtreleme olarak tanımlanıyor. Yani tuz sadece acı reseptörleri etkilerken diğer tatları olduğu gibi bırakıyor.

Ayrıca yapılan analizler, tuzun suyun sertliğini dengelediğini ve kahve içerisindeki aromatik yağların daha iyi çözünmesini sağladığını da gösteriyor. . Bu etki özellikle düşük kaliteli ya da fazla kavrulmuş çekirdeklerde daha net hissedilir.

Ne kadar tuz kullanılmalı?
Bir fincan kahve için yalnızca parmak ucuyla alınan tuz yeterli oluyor. Tuz demleme öncesinde öğütülmüş kahvenin üzerine ekleyebilir veya fincana aldıktan sonra ilave edebilirsiniz. Her iki yöntemde de amaç acılığı azaltmak olduğu için karıştırma işlemi kısa tutulmalı.
