Raporda, KAGİDER’in yarattığı etki sadece ekonomik verilerle sınırlı kalmadı. KAGİDER Etkisi paydaşların hayatında üç ana başlıkta derinleşti.
– Profesyonel değişim: Kadın girişimciler iş süreçlerini daha bilinçli yönetmeye ve stratejik düşünmeye başladı; KAGİDER’den alınan destek ve eğitimler girişimciler için bir “onay ve güven kaynağı” haline geldi.
– Sosyal değişim: Benzer süreçlerden geçen kadınlarla kurulan temas, girişimcilikte sıklıkla hissedilen yalnızlık hissini azalttı. KAGİDER ile ilişkili olmak, hem bireysel hem kurumsal düzeyde prestij ve itibar artışı sağladı.
– Duygusal değişim: Derneğin dokunduğu kadınlarda özgüven ve cesaret artarken, “Ben de yapabilirim” inancı en belirgin dönüşüm olarak öne çıktı.
Paydaşlara etkisi
Araştırma, KAGİDER’in farklı paydaş grupları üzerindeki özgün etkilerini de kanıtladı.
– Genç kadınlar: “Geleceğin Kadın Liderleri” (GKL) gibi projelerle gençlerde “Sen yeterlisin” farkındalığı oluşturuldu ve iş dünyasına dair özgüven kazandırıldı.
– Girişimci kadınlar: Özellikle Anadolu’dan katılan kadınlarda vizyon genişlemesi ve işlerini büyütme motivasyonu sağlandı.*- * Kurumsal partnerler: Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikası alan şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamaları görünürlük kazanırken, kurum içi kültürün dönüşmesine katkı sağlandı.
Geleceğimizin pusulası
KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, gerçekleştirdikleri araştırma raporunun geleceğe ışık tuttuğunu belirterek, “Bu rapor, sadece geçmişimizin bir özeti değil, geleceğimizin de pusulasıdır. Yatırımın Sosyal Getirisi oranımızın 1:4,80 çıkması, toplumsal fayda üretme kapasitemizin ne kadar yüksek olduğunu kanıtlarken; kadınların hayatındaki o ‘cesaret’ ve ‘aidiyet’ duygusunu görmek bizler için en büyük başarı ödülüdür. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Anadolu odaklı yol haritası
Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda KAGİDER’in gelecek dönem stratejik önceliklerini değerlendiren Bezircioğlu, çalışmanın yalnızca etkiyi ölçen bir analiz değil, aynı zamanda derneğin güçlü yönleriyle birlikte gelişim alanlarını da bütüncül ve samimi bir biçimde ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Raporla birlikte gelecek yol haritasını da şekillendireceklerini belirten Bezircioğlu, “Dernek olarak, önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vermeyi, kurumsal hafızayı dijital bir kütüphane aracılığıyla arşivleyerek bilginin sürdürülebilirliğini sağlamayı, farklı iş alanlarında kadın girişimciliğine alan açmayı ve teknoloji-yapay zeka odaklı içeriklerle kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bilim kadınlarına yeni çağrı
L’Oréal Türkiye’nin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü “Bilim Kadınları İçin” Programı, bilimde cinsiyet eşitliğini güçlendirmek ve kadınların bilime katkılarını görünür kılmak amacıyla 24. kez hayata geçiyor. Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk programlarından biri olan program, genç ve yetenekli bilim kadınlarının özgün çalışmalarını destekleyerek bilimsel mükemmelliği teşvik etmeyi sürdürüyor. 24. dönem başvuruları 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak.
“Bilim Kadınları İçin” Programı kapsamında bu yıl seçilecek 4 genç bilim kadınına, bilimsel araştırmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. Programa, özgün bilim projelerine sahip 40 yaş altı, “Yaşam ve Çevre Bilimleri” ile “Fiziki Bilimler” alanlarında çalışan bilim kadınları başvurabilecek. Adaylar, başvurularını belirtilen tarihler arasında Turkey-National program | For Women in Science üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirecek. Başvurular; bağımsız UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Bilim Jürisi tarafından akademik yetkinlik, bilime katkı, yenilikçilik, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek.
