
Evde kapalı kalan hava, özellikle kış aylarında ya da uzun süre havalandırılmayan ortamlarda ağır ve boğucu bir his yaratabiliyor. Yemek kokuları, temizlik ürünleri, nem ve hatta görünmeyen kirleticiler zamanla iç mekânda birikiyor. İşte tam da bu noktada Almanya’dan dünyaya yayılan bir alışkanlık devreye giriyor: ‘Luften’.

Almanca’da ‘havalandırmak’ anlamına gelen luften, basit ama etkili bir yöntem. Mantığı ise oldukça net: Pencereleri kısa süreliğine tamamen açarak içerideki bayat havayı hızla dışarı atmak ve yerine temiz hava almak.

Uzmanlara göre luften’in püf noktası, pencereyi gün boyu aralık bırakmak değil. Tam tersine, günde bir ya da iki kez, 5-10 dakika boyunca pencereleri tamamen açarak güçlü bir hava akımı oluşturmak gerekiyor. Özellikle karşılıklı pencerelerin açılmasıyla sağlanan çapraz havalandırma, içerideki havayı adeta süpürür gibi dışarı taşıyor.

Bu yönteme Almanya’da ‘şok havalandırma’ da deniliyor. Kısa ama etkili bir hava değişimi sağlandığı için hem ev hızlıca ferahlıyor hem de ısı kaybı minimumda tutuluyor.

Kapalı ortamlarda biriken karbondioksit, nem ve uçucu kimyasallar zamanla baş ağrısı, halsizlik ve odaklanma sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle yemek sonrası, duş aldıktan sonra ya da kalabalık misafir ağırlanan günlerde iç mekân havası daha hızlı kirleniyor.

Yemek ve sigara kokuları azalıyor, nem dengeleniyor, küf oluşma riski düşüyor, ortam daha hafif ve ferah hissediliyor.

Uzmanlar, özellikle yüksek nemin küf oluşumuna zemin hazırladığına dikkat çekiyor. Kısa süreli ama etkili havalandırma, duvar ve cam yüzeylerde yoğuşmayı da azaltabiliyor.

Birçok kişinin yaptığı hata, pencereyi gün boyu hafif aralık bırakmak. Ancak bu yöntem hem yeterli hava değişimini sağlamıyor hem de özellikle kışın duvarların soğumasına neden olarak yoğuşma riskini artırabiliyor. Uzmanlara göre kısa süreli tam açma, uzun süreli aralıktan çok daha etkili.

Elbette her koşulda uygulanması önerilmiyor. Dışarıda yoğun trafik, hava kirliliği, yüksek polen oranı ya da duman varsa pencereleri açmak iç mekân hava kalitesini daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle dış hava koşullarını kontrol etmek önemli.
