ABD’de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurmakla suçlandığı sırada hapishanede ölen milyarder Jeffrey Epstein belgelerinin yarattığı deprem sürüyor. Trump yönetimini de sarsan skandalla ilgili ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi’nde düzenlenen oturumda tartışmalar yaşandı.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ile Temsilciler Meclisi üyesi Becca Balint; Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in Epstein’le bağlantısı üzerinden başlayan tartışmada birbirlerine bağırdı.
Oturumda Bakan Bondi’ye, Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’in mağdurlarına ilişkin paylaşılan belgeler ve Başkan Donald Trump yönetiminin dosyaya yaklaşımı hakkında sorular soruldu. Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyesi Balint’in, Adalet Bakanlığı veya Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) Ticaret Bakanı Lutnick’i, Epstein ile olan bağı hakkında sorgulama girişiminde bulunup bulunmadığı konusunda Bondi’ye sorduğu sorular yanıtsız kaldı.
Balint’in Lutnick hakkındaki sorularına doğrudan cevap vermeyen Bondi, “Bakan Lutnick bu bağlar konusuna bizzat kendisi değindi.” demekle yetindi.
TANSİYON YÜKSELDİ, ARA VERİLDİ
Bondi’nin, Yahudi kökenli olan Balint’i, Yahudi karşıtı olmakla suçlaması üzerine diyalog karşılıklı bağrışmalara dönüştü. Balint, sorulara genel olarak cevap vermeyen Bondi’ye “Utanmalısın.” diye seslendi. Bunun üzerine Bondi, “Ben Adalet Bakanıyım.” dedi ve Balint de “Fark edemedim.” yanıtını verdi.
Balint, kendisini Yahudi karşıtı bir karar tasarısına karşı oy kullanmakla suçlayan Bondi’ye, “dedesini Yahudi soykırımında kaybetmiş” biri olduğunu hatırlattı.
Salonda tansiyonun yükselmesi üzerine, Yargı Komitesi Başkanı Jim Jordan duruşmaya kısa bir ara verdi.
EPSTEİN’LE İRTİBATI DEVAM ETTİ
Ticaret Bakanı Lutnick, 2005’te yaptığı açıklamada Epstein ile bir daha asla aynı odada bulunmayacağına yemin etmiş ve 2025’teki bir yayında da Epstein’in davranışlarından tiksindiğini söylemişti. Ancak Adalet Bakanlığının ocakta yayımladığı belgeler, Lutnick’in Epstein’le irtibatının devam ettiğini ortaya koydu. Ayrıca Lutnick, 10 Şubat’ta ABD Senatosu’ndaki duruşmada, kendisinin ve ailesinin 2012 yılında Epstein’in Karayipler’deki adasına seyahat ettiğini kabul etmişti.
EPSTEİN OLAYI
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve küresel bir fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında, Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını duyurmuştu.
