Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr – Ankara doğumlu Başak Güvercin, Gümüşhane Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kendi alanında iş bulamayınca hayatın onu ittiği yönü sorgulamaya başladı. Mobilya sektöründe çalıştığı dönemde, tekdüze bir hayatın kendisine göre olmadığını fark etti. ‘Benim ruhum her gün aynı rutine sıkışıp kalmayı sevmiyor’ diyen Başak, bu sorgulamanın sonunda cesur bir karar aldı. Gerekli ehliyetleri ve belgeleri tamamlayarak yola çıktı. 2024 yılının Mayıs ayında direksiyon başına geçen Güvercin, önce kamyonla işe başladı. Ankara–İstanbul hattında yaptığı seferlerle ustalaştı, ardından ilk gerçek TIR yolculuğunu Antalya–Alanya hattında yaptı. O gün yaşadığı heyecanı ve kendi başına teslimat yapmanın verdiği gururu hala unutmadığını söylüyor.

‘İSTEDİĞİM İŞİ BULAMAYINCA CESARETİMİ DE TOPLAYIP YOLA ÇIKTIM’
‘Aslında bu kararı almamın arkasında, hayatta karşılaştığım zorluklar ve o zorlukların beni yönlendirdiği yollar var’ diyen Başak, “Mezun olduktan sonra istediğim işi bulamayınca, mobilya sektöründe çalışmak zorunda kaldım ama o monoton ortam beni pek sarmadı. İşte tam da bu zorluklar ve hayattaki tıkanıklıklar bana ‘Neden kendine yeni bir yol çizmiyorsun?’ dedirtti. Cesaretimi topladım, ehliyetlerimi ve belgelerimi tamamladım sonrasında ‘Hadi Başak, yola çık!’ dedim. Kısacası bu meslek, zorluklar karşısında kendi yolumu bulmamın bir sonucu oldu” bilgisini paylaştı.
Ailesinin bu kararı oldukça sakin karşıladığını dile getiren Başak, “Özellikle babam, eskiden kendi TIR’ı ile bu sektörde çalışmış biri olduğu için, beni gayet iyi anladı. Bana sektördeki zorluklardan ve özellikle kış aylarında yolların ne kadar çetin geçtiğinden bahsetti. Yani ailemden herhangi bir tepki almak yerine, tam tersine onların deneyiminden ve desteğinden yararlandım. Bu sayede bu yola çıkarken daha hazırlıklı hissettim. Tabii yine de TIR şoförlüğü gibi alışılmadık bir mesleğe adım atmam onları biraz düşündürdü. Özellikle babamın bu sektördeki tecrübeleri sayesinde, bana yol gösterici oldular. İlk başta biraz endişeleri olsa da, kararlılığımı gördüklerinde beni desteklemeye başladılar. Yani bu kararıma önce hafif bir şaşkınlık, sonra da tam destekle karşılık verdiler” şeklinde konuştu.

‘İLK TEPKİ ŞAŞKINLIK OLSA DA SONRA HAYRANLIĞA DÖNÜŞÜYOR’
‘Genelde yeni tanıştığım insanlara TIR şoförü olduğumu söylediğimde önce bir şaşırıyorlar’ diyen Başak, “Özellikle kadın bir TIR şoförü olmak hala pek alışıldık bir şey değil. Genellikle ‘Gerçekten mi? Vay be, çok cesurmuşsun!’ gibi tepkiler alıyorum. Kimi hayranlıkla bakıyor, kimi de ‘Nasıl yani, zor olmuyor mu?’ diye soruyor. Ben de onlara aslında bu işin bana ne kadar iyi geldiğini ve ne kadar keyif aldığımı anlatıyorum. Yani ilk tepki şaşkınlık olsa da sonrasında genelde saygı ve hayranlığa dönüşüyor” dedi ve ilk yola çıkış anısını anlattı:
“Bu benim için çok özel bir süreçti. Ankara’dan çıkıp İstanbul’a teslimat yapıyordum ve bu hat üzerinde ustalaşmaya çalıştım. İlk hafta deneyimli bir şoför abimiz bana rehberlik etti, sonrasında ise tek başıma bu hattı kullandım. Ve ilk gerçek TIR yolculuğum Antalya-Alanya hattında oldu. Hala ne zaman o bölgeye gitsem, o ilk yolculuğumun heyecanı aklıma gelir. İlk seferin heyecanını, kamyonla başladığım o iki aylık öğrenme sürecini ve sonunda TIR ile yola çıkıp kendi başıma teslimat yapmanın gururunu hiç unutmuyorum.”
‘BU İŞİN ERKEK İŞİ OLMADIĞINI GÖSTEREBİLMEK BENİM İÇİN BÜYÜK GURUR’
Erkek egemen bir meslek olarak görülen TIR şoförlüğünde kadın olmanın kendisi için ne anlama geldiğini sorduğumuz Başak, “Bence bu, kadınların erkek egemen bir ortamda ne kadar güçlü, dayanıklı ve yetenekli olabileceğinin kanıtı. Bu meslekte kadın olmak, aslında insanların gözünde oluşmuş kalıpları yıkmak ve ‘Bakın, biz de buradayız ve bu işi gayet iyi yapabiliyoruz’ demek. Yani bu sadece benim için değil, diğer kadınlar için de bir güç gösterisi. Onlara ilham verebilmek, bu işin erkek işi olmadığını gösterebilmek gerçekten de büyük bir gurur. Sonuçta direksiyon başında yetenek ve azim cinsiyet tanımaz, bunu göstermek de benim için ayrı bir anlam taşıyor” ifadelerine yer verdi.
Şimdiye kadarki en zorlayıcı durumlardan birinin, Ankara’dan yükleyip gece saat 02.30 civarında Adana’ya doğru giderken yaşadığı bir lastik patlaması olduğunu söyleyen Başak, “Şereflikoçhisar ile Aksaray arasında, yol kenarında, karanlıkta bir başıma lastikçiyi beklemek zorunda kaldım. Arabanın içinde oturup yardımın gelmesini beklerken, aslında bu işin ne kadar sabır ve soğukkanlılık gerektirdiğini bir kez daha anladım. Lastikçi sonunda gelip sorunu giderdi ama o süre boyunca karanlıkta beklemek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Benzer şekilde, yine Ankara’dan Adana’ya yük taşırken Ulukışla civarında bir dinlenme tesisinde kabin körüğümün patladığını ve o arızayı jak takarak çözmek zorunda kaldığımı da hiç unutmuyorum. Jak takmayı da o gün öğrendim. Bu tür zorluklar beni hem teknik olarak hem de mental olarak güçlendirdi. Her zor an, aslında bu meslekte ne kadar dayanıklı olabileceğimi bana gösterdi” bilgisini paylaştı.

‘KADIN TIR ŞOFÖRÜ GÖRMEK NE GÜZEL DİYENLER DE OLUYOR’
‘Babam da eskiden bu mesleği yapmış biri ve aile içinde mesleğimi sorduğunda onun gururla ‘Kızım benim yolumdan gidiyor, benim mesleğimi devam ettiriyor’ demesi beni gerçekten çok mutlu ediyor’ diyen Başak, “Onun gurur duyduğunu bilmek, hem benim için hem de babam için büyük bir gurur kaynağı. Bu meslekte ilerlerken ailemin desteğini ve babamın gururunu hissetmek, ‘İyi ki bu işi yapıyorum’ dememi sağlayan en güzel şeylerden biri. Yani sadece kendi başarımdan değil, aynı zamanda ailem için de bir gurur kaynağı olmaktan dolayı çok mutluyum” şeklinde konuştu.
Yolda kendini güvende hissetmek için hem dikkatli hem de bilinçli hareket ettiğine değinen Başak, “Bir kadın olarak tabii ki dikkat etmem gereken bazı ekstra noktalar oluyor ama bu beni korkutmuyor. Genelde güvendiğim dinlenme tesislerini tercih etmek, güzergâhı önceden planlamak ve gerektiğinde meslektaşlarımla iletişimde olmak benim için yeterli önlemler. Yani kendimi güvende hissediyorum çünkü hem deneyim kazandım hem de artık yollarda neyin ne olduğunu daha iyi biliyorum. Ayrıca bu işi yaparken aldığım sorumluluklar ve edindiğim tecrübeler de bana güven veriyor. Kısacası dikkatli ve bilinçli olduğum sürece yollarda kendimi güvende hissediyorum” dedi ve ekledi:
“Arada dinlenme tesislerinde ilginç tepkilerle de karşılaşıyorum. Beni TIR’ın direksiyonunda görünce, yemek yemek için durduğum da fark edip şaşıranlar oluyor. ‘Sen mi kullanıyorsun gerçekten?’ ya da ‘Vay be, helal olsun!’ gibi tepkilerle karşılaşmak oldukça yaygın. Tabii bu tepkiler beni hem gülümsetiyor hem de aslında bu işi yaparak ne kadar dikkat çektiğimi fark ettiriyor. Yükleme alanlarında da bazen ‘Kadın TIR şoförü görmek ne güzel’ diyenler oluyor ve bu da benim için güzel bir moral kaynağı. Kısacası, bu tür ilginç tepkilerle karşılaşmak yolda bana küçük ama keyifli anılar katıyor.”

‘AYLIK ORTALAMA GELİR 70 İLA 110 BİN TL ARASINDA DEĞİŞİYOR’
TIR şoförlüğünün dışarıdan göründüğünden daha fazla zorluğu olduğuna dikkat çeken Büşra, “Örneğin günlerce evden uzakta olmak, teslimat ve yükleme noktalarında bazen lavabo bulmakta zorlanmak, düzenli yemek yiyememek gibi pratik sıkıntılar yaşanabiliyor. Ayrıca günlerce eve gidemediğimiz için duş ve çamaşır gibi konularda da zorluklar olabiliyor. Üstüne üstlük, bazen acil yüklerde uykusuz kalarak, sınırlarımızı zorlayıp teslimatı yetiştirmemiz gerekebiliyor. Yani bu meslek sadece direksiyon başında olmak değil, aynı zamanda pek çok günlük konforu geride bırakmayı da gerektiriyor. Tüm bu zorluklar işin bir parçası ve TIR şoförlüğünün gerçekten de dışarıdan göründüğünden daha fazla emek istediğini gösteriyor. Kazancını da gelecek olursak, TIR şoförlerinin aylık ortalama kazancı pek çok faktöre bağlı olarak değişebiliyor. Örneğin, çalışılan firmaya göre farklılıklar var. Kimi firmalar sabit maaş artı sefer başına ödeme yaparken, kimileri sabit maaş ve kilometre başına bir ücret politikası izleyebiliyor. Dolayısıyla bu tamamen şoförün çalışma tarzına, firmasının yapısına göre değişkenlik gösterebiliyor. Ama genel olarak ortalama gelir aralığının 70 ila 100-110 bin bandında seyrettiğini söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.
‘Bence bu mesleğin en zor tarafı hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirmesi’ diyen Başak, “Fiziksel olarak uzun saatler direksiyon başında kalmak, yorucu hava ve yol koşullarına uyum sağlamak gerçekten zorlayıcı olabiliyor. Bir yandan da psikolojik olarak yalnızlıkla başa çıkmak, sürekli değişen programlara ve beklenmedik durumlara hazırlıklı olmak gerekiyor. Yani bu iş sadece fiziksel bir dayanıklılık değil, aynı zamanda zihinsel bir dayanıklılık da gerektiriyor. Ama tüm bu zorluklar insanı daha güçlü hale getiriyor ve her aşamada kendini daha iyi tanımanı sağlıyor. Kısacası bu mesleğin en zor tarafı, hem bedenen hem de ruhen dayanıklı olmayı gerektirmesi diyebilirim” bilgisini paylaştı.

‘YAPAMAZSIN DİYENLERİ PEK CİDDİYE ALMAM’
‘Bence kadınların bu meslekte daha fazla yer alabilmesi için öncelikle bu işin kadınlar için de ulaşılabilir olduğunu göstermek önemli’ diyen Başak, “Daha fazla görünürlük, başarılı kadın TIR şoförlerinin hikayelerinin paylaşılması ve bu alanda kadınlara destek olan eğitim ve mentorluk programları sağlanması gerçekten fark yaratır. Ayrıca işverenlerin kadınların bu alana girmesini teşvik etmesi ve onlara eşit fırsatlar sunması da önemli. Kadınlar bu işi yaparken kendilerini güvende ve desteklenmiş hissettikçe, daha fazla kadın bu mesleğe yönelecektir. Sonuçta kadınların bu alanda daha fazla yer alması, sadece mesleği çeşitlendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal olarak da kadınların her alanda var olabileceğini gösterir” dedi ve ekledi:
“Ben her zaman ‘yapamazsın’ diyenleri pek ciddiye almayan biriyim. Kendime güvendiğimde ve ‘Ben yapabilirim’ dediğimde, gerçekten de o şeyi başarabileceğimi biliyorum. Bu yüzden insanların olumsuz söylemlerini hep bir kenara bıraktım ve kararlı bir şekilde yoluma devam ettim. Sonunda başardığımda ise onlara dönüp ‘Bakın, ben size demiştim, yaparım demiştim ve yaptım’ diyebiliyorum. Kısacası bu tür olumsuz sözler beni durdurmak yerine daha da motive etti. Kendime güvenmek ve kararlılıkla ilerlemek, başarmanın en önemli adımı oldu.”

‘KORKMAYIN VE CESARETİNİZİ KAYBETMEYİN’
‘Uzun süre yolda olmak ve belirli bir rutine bağlı kalmamak, sosyal hayatımı ve ailemle geçirdiğim zamanı doğal olarak etkiliyor’ diyen Başak, “Bazen önemli günleri yolda geçirmek zorunda kalabiliyorum ve bu da özveri gerektiriyor. Ama aynı zamanda bu meslek bana büyük bir özgürlük duygusu ve kendi başıma zaman geçirme fırsatı da veriyor. Yani özel hayatımda bazı fedakârlıklar yapsam da, bu işin getirdiği yaşam tarzını seviyorum. Sonuçta her mesleğin kendine göre bir dengesi var ve ben bu dengeyi zamanla oturtmayı öğrendim” ifadelerine yer verdi.
Geleceğe dair hayallerinin, TIR şoförlüğüyle devam etmek üzerine kurulu olduğunu da dile getiren Başak, “Bir süre sonra yurtdışında çalışmaya başlayarak bu mesleği uluslararası alanda sürdürmeyi planlıyorum. Zamanla, kendi işimi kurmak ve kendime ait bir TIR almak da hedeflerim arasında. Böylece hem kendi işimin patronu olacağım hem de bu alandaki deneyimimi daha da ileriye taşıyacağım. Kısacası, ilerleyen yıllarda hem yurtdışında hem de kendi işimde daha büyük adımlar atmayı hayal ediyorum” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:
“TIR şoförü olmak isteyen kadınlara en önemli tavsiyem, korkmamaları ve cesaretlerini kaybetmemeleridir. Çevreden gelen olumsuz yorumlar veya önyargılar kesinlikle sizi durdurmasın. Kendinize güvenin, azimli olun ve bu yolculukta her adımda kendinizi geliştirin. Unutmayın ki, bu meslek sadece erkeklere özgü değil; kadınlar da aynı başarıyı yakalayabilir. Cesaret ve kararlılıkla, her türlü zorluğun üstesinden gelebilirsiniz. Yolculuğunuz boyunca kendinize inanın ve asla geri adım atmayın.”
