Derleme: Metin Aktaşoğlu / [email protected] Spor dünyasında çoğu zaman madalyalar, rekorlar, kazananlar, kaybedenler konuşulsa da söz konusu olimpiyat olunca masaya sporun gerçek anlamlarından en kıymetlisi olan “nesillere ilham vermek” de geliyor. Olağanüstü sporcuların tam da tarif ettiğimiz gibi olağanüstü hikayeleri, sporun hayatla ilişkisinde derecelerin çok ötesinde bir anlam taşımakta. Brezilyalı kros kayakçısı Bruna Moura’nın hikayesi de tam olarak böyle bir “yeniden doğuş” ve azim destanı.

Moura yıllar boyu hayallerini kurduğu olimpiyata en çok 16 Ocak 2022’de kariyerinin en büyük haberini almasıyla yaklaşmıştı: Brezilya Olimpiyat Takımı’na seçilmişti. Ancak sevinci talihsiz bir haberle sekteye uğradı. Olimpiyata gitmeye hak kazandığı açıklandıktan bir gün sonra verdiği Covid-19 testi pozitif çıkınca Pekin’e gitmeden önce en az 10 gün karantinaya girmek zorunda kaldı. Oyunlar öncesi antrenmanlarını kış mevsiminin yaşandığı Avusturya’da sürdüren Moura, 10 günlük karantinası bittiğinde yeniden test verdi, bu kez sonuç negatifti. Hemen yolculuk seçeneklerine baktı en uygun rota, Münih üzerinden Pekin’e uçmaktı. Ekipmanları ve eşyaları için bir minibüs kiraladı.
27 Ocak sabahı saat 07:00’de yola çıkan araçta Moura, daha yeni Covid atlattığı için minibüsün arka koltuğuna geçip, emniyet kemerini taktı ve uyumaya çalıştı. Bir saat sonra feci çarpışmanın etkisiyle şok içinde uyandığında hayatı tamamen değişmişti. Araç bir kamyonla kafa kafaya çarpışmıştı. Talihsiz şoför olay yerinde yaşamını yitirirken Moura kıl payı hayatta kaldı. Kolu ve kaburgası üçer yerden kırıldı, akciğeri hasar aldı ve sol ayağı da birkaç yerinden kırıldı. Doktorlar, onu hayatta tutan üç şey olduğunu söyledi: Arka koltukta oturması, emniyet kemeri ve dayanıklı botları. Ama en önemlisi arkada oturmayı seçmiş olmasıydı…
Moura’nın spor serüveni boyunca karşısına çıkan tek zorlu mücadele bu kaza değildi. Aslında spora dağ bisikleti ile başlamıştı; henüz 17 yaşında başarılı bir sporcuyken girdiği bir tıbbi kontrol sırasında doktorlar bir kalp rahatsızlığı tespit etti ve Moura ağır bir kalp ameliyatı geçirmek zorunda kaldı. Bunun sonucunda artık dağ bisikletinde yarışması mümkün değildi. Arkadaşlarının da tavsiyeleriyle kros kayağına başladı. Brezilyalı sporcu patenler gibi özel ekipmanlarla “kış” ile adı pek yan yana gelmeyen ülkesinde bu spora gönül vermişti.
ENGEL TANIMAYAN BİR SAVAŞÇI
Kazadan sonra bir süre yoğun bakımda kalan ve sonrasında tekerlekli sandalyeye bağlı bir yaşam sürdüreceği tahmin edilen Moura, olağanüstü azmiyle iki ay sonra destek almadan ufak ufak yürümeye başladı. Ancak talihsizlikler yakasını bırakmıyordu. 2024 yılında toksoplazmoz adı verilen bir parazit enfeksiyonuna yakalandı ve bu süreçte görme yetisinin yüzde 25’ini kaybetti. Her şeye rağmen vazgeçmeyen sporcu, “İçimde bir öfke vardı. Başıma o kadar çok şey gelmişti ki artık tüm bu çabalarımın işe yaraması gerekiyordu” diyerek antrenmanlarına devam etti.
‘HAYATIMIN YARIŞIYDI’
Tüm acılara ve zorluklara rağmen Moura, Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları hedefine kilitlendi. Yarışlara katıldı, çalıştı, didindi ve yeniden olimpik barajı geçmeyi başararak Milano-Cortina 2026 biletini aldı. Tarihler 10 Şubat 2026’yı gösterdiğinde Moura, yıllardır olmak istediği yerdeydi. İki branşta yarışan Moura, ilk olarak kadınlar sprintte mücadele etti. Elemelerde 74. olarak çeyrek finallere kalamadı ancak yarışı bitirdiğinde attığı çığlık tüm hikayesinin özeti gibiydi. Gözyaşları içinde verdiği röportajda şunları söylüyordu:
“Nihayet bir olimpiyat sporcusu olduğumu söyleyebiliyorum. Bunun için çok bekledim, çok savaştım. Bu, benim hayatımın yarışıydı.”
Bruna Moura, madalya kürsüsüne çıkamasa da, imkansızlıklar karşısında pes etmemenin yaşayan bir sembolü olarak olimpiyat tarihine geçti bile. Kadınlar 10km yarışında da yarışan ve müsabakayı 99. sırada noktalayan Moura, 108. olarak son sırada yer alan Meksikalı sporcu ve aynı zamanda doktor Regina Martínez’in yüzündeki kocaman gururlu gülümsemeyi belki de en iyi anlayan isim olduğu için ona sıkı sıkı sarılıyor ve tebrik ediyordu.

Moura, iki yarışta da kendisinden sonra bitiş çizgisini geçen tüm sporcuları tek tek tebrik edecekti. Aynı zamanda Meksikalı Martinez ve İranlı Samaneh Beyrami Baher ile verdikleri fotoğraf da tarihin ikonik olimpiyat fotoğrafları arasına çoktan girdi. Olimpiyat ruhu tam da böyle bir şey aslında…
