Bu oyunda ‘günü kurtarma’ politikası izlemek yerine, ‘yarınlara yatırım’ yapacaksınız! Beşiktaş’ta başkanlar, yönetimler ve teknik direktörler değişiyor, ancak günü kurtarma politikası yerli yerinde duruyor!
Sadece iş başındaki yönetim kurulu değil, malum sıkıntılar taa geçmişten geliyor! Sürekli papatya falları açılıyor, gelin görün ki, ne gelen var, ne de giden!
Başarının temel taşı sabırdır, kredidir… Gelin görün ki, ne yönetimlere ne de teknik adama bu şans maalesef verilmiyor!
Sergen Yalçın’ın futbol zekasına kimsenin gıkı çıkamaz. Bu oyunun içinden geldi, oranın sıkıntılarını hepimizden daha iyi biliyor.
Sergen Yalçın, Beşiktaş’ı toparlar mı, toparlayamaz mı?
Bence mi?
Toparlar… Çünkü oyuncu psikolojisini iyi okur, camianın baskısını kaldırır, asla yan yollara sapmaz, hele mazeretlere hiç sığınmak gibi bir huyu yoktur. Kartal ayağa kalkar, yeter ki camia hocanın arkasında dursun. Her fırsatta her kötü oyunda her olumsuz skorda koro halinde eleştirmek yerine yönetim kanadına da biraz destek olsun!
Kaldı ki, Beşiktaş taraftarı vefalıdır, bunu da her fırsatta gösterdiler…
Yaklaşık üç ay süren krizin ardından nihayet Rafa Silva’dan kurtuldular. Tammy Abraham da 21 milyon euro bonservis bedeli ve Yasin Özcan karşılığında Aston Villa’ya gitti.
Şimdi gelin, şu Abraham meselesini biraz irdeleyelim… Kötü golcü müydü, aslaaa… Sanırsınız ki, her maçta kanatlardan hep beslendi de golleri atamadı! Soruyorum, Abraham kötü oyuncu olsa, Aston Villa onu alır mıydı?
Acaba yeni gelecek olan forvet oyuncusu onun boşluğunu dolduracak mı? Hepsi soru işareti!
Hep yazdık, çizdik, sakalamız da var, derdimizi anlatamadık bir türlü! Ara transferler risklerle kaplıdır, iyisini de asla ucuza alamazsınız, kenarda köşede kalanlarla yetinirsiniz!
Sergen hoca, takviye edilmesi gereken mevkileri sürekli anlatıyor. İyi de kardeşim bu transferler ekonomiyle doğru orantılıdır. Bakın Sergen hocanın bir cümlesi çok önemli ve çeşitli mesajlar içeriyor. Yalçın, “Umarım kalan sürede eksik bölgeleri 3-4 oyuncu ile doldurabiliriz” diyor.
Ummak kelimesi çok anlamlı, yani olması istenilen bir şeyin olacağını beklemek, ya da olabileceğini sanmak!
Kaldı ki Sergen hoca açıklamalarında her fırsatta sürekli yönetimi de kolluyor, ancak ince mesajlar vermekten de geri kalmıyor!
Sahi, geçen yıl Futbol Teknik ve Scouting Direktörlüğü görevine getirilen Eduard Graf nerede sorusunun yanıtı günlerdir kafamı kurcalıyor! Graf’ı bu göreve Başkan Serdal Adalı getirdi, ancak Ümraniye’de esamesi bil okunmuyor, maaşını alıyor, Almanya’da yaşıyor.
Bir tuhaflık yok mu sizce? Neyse ki Başkan Adalı, tekrar onu devreye sokmuş, hayırlı olsun!
