‘Ben kırılmış bir adamım’ diyerek uçak kaçırdı! ‘Gökyüzünün kralı’nın ilk ve son uçuşu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Duyanları şaşkına çeviren olay, 10 Ağustos 2018’de yaşandı. O gün Seattle-Tacoma Uluslararası Havalimanı’ndan Alaska Airlines ile aynı şirket çatısı altında bulunan Horizon Air’e ait Bombardier Dash-8 Q400 tipi turboprop motorlu bir yolcu uçağı çalındı. Richard Russell tarafından kaçırılan uçak, ABD ve dünya çapında gündem oldu. Yaşanan olay, o dönemde 11 Eylül terör saldırılarından bu yana yaşanan en ciddi iç hat havayolu güvenlik ihlallerinden biriydi ve daha da şok edici olanı, uçağı çalan kişinin uçağın sahibi olan Horizon Air şirketinde çalışan, sıradan görünümlü 28 yaşındaki biri olmasıydı. Richard Russell, Horizon Air’de üç yıldan fazla çalıştıktan sonra şirkete ait uçaklardan birini çalmıştı ve uçağı indirmek gibi bir planı yoktu. 

Richard Russell

Havalimanından yapılan yetkisiz kalkışın ardından ABD ordusu alarm durumuna geçti ve Portland’dan iki F-15 savaş uçağı havalandı. Bu sırada hava trafik kontrolörü, Russell’i uçağı indirmesi için ikna etmeye çalışmaya devam etmiş olsa da ikna girişimleri başarısız oldu. Savaş uçakları, uçağı Pasifik Okyanusu üzerinden başka bir yöne yönlendirmeye çalışırken uçak, Seattle’ın güneyindeki Ketron Adası’na düştü. Uçak, kendisini engellemek için havalanan savaş uçakları tarafından vurulmamıştı. Richard Russell, bir süre uçtuktan sonra Q400 ile akrobasi denemeleri yapmaya çalışmış ve ardından kasıtlı olarak uçağı nüfusun seyrek olduğu bir adaya düşürmüştü. Duyanları şaşkına çeviren bu olayda sadece bir kişi hayatını kaybetti. O da uçağı kaçıran kişi olan Richard Russell’dı.

SESSİZ VE GÖZE BATMAYAN BİRİSİYDİ 

Yakınlarının anlattıklarına göre Russell, uçak çalacak biri değildi. Arkadaşları ve ailesi onu inançlı, şakacı, güvenilir ve merhametli biri olarak tanımlıyordu. Russell, Florida’da doğdu ancak çocukluğunun büyük bölümünü Alaska’da geçirdi. Lise yıllarında güreş ve Amerikan futboluyla uğraşmıştı ve spor alanında geleceği olduğuna inanıyordu. Ancak hayatı onun düşündüğü gibi ilerlemedi. 2008 yılında liseden mezun olan Russell, Kuzey Dakota’daki Valley City State Üniversitesi’nin futbol takımına katıldı. Ancak yeteri kadar oynayamadı ve ikinci sezonun ardından takımdan ayrıldı. Yeni bir başlangıç yapmak isteyen Russell, farklı bir okula kayıt yaptırdıktan sonra burada ise öğrencilere rehberlik etmek için gönüllü olarak Kampüs Hristiyanlık Hareketi isimli öğrenci grubuna katıldı. 

Burada 2012 yılında evleneceği Hannah ile tanışan Russell, eşiyle birlikte bir fırın açtı. İşler yolunda gidiyordu ancak Hannah kendini yalnız hissediyordu ve bu sebeple çift taşınma planı yapmaya başladı. Russell, eşine Alaska’ya ailesinin yanına taşınmayı önerdi ancak Hannah bunu kabul etmedi. Çift sonunda, Hannah’nın ailesine daha yakın olmak için Washington eyaletinin Sumner şehrine yerleşti. 2014 sonbaharında fırınlarını sattılar ve birkaç ay sonra, 2015’te Washington’daki yeni evlerine taşındılar. Russell o zaman Horizon Air’de yer hizmetleri görevlisi olarak çalışmaya başladı. Bu iş Russell için ideal bir iş değildi. Kendisi 2017 yılında yazdığı bir blogda, “Bir havayolu şirketinde yer hizmetleri temsilcisi olarak çalışacağımı hiç düşünmemiştim. Bagajlarla ilgilenen erkek ve kadınlara hep acıyordum. Her seyahatimde uçak penceresinden dışarı bakıp bu somurtkan kişilerin ağır ağır dolaştığını veya telaşla çantaları bir arabaya attığını görüyordum. Çok berbat bir iş gibi görünüyordu ve birinin neden sürekli gürültüye, gaz dumanına ve ağır yüklerle uğraşmak isteyeceğini asla hayal edemezdim” demişti. Bu işin tek avantajı ücretsiz uçuş hakkına sahip olmasıydı. İstediği zaman Alaska’daki ailesini ziyaret edebiliyordu. 

Bombardier Dash-8 Q400

Russell, 2017’de Washington Eyalet Üniversitesi’nden sosyal bilimler alanında üstün başarı göstererek mezun oldu. Orduya, emniyet teşkilatına katılmaktan ya da Horizon Air’de yönetim pozisyonu almaktan bahsediyordu. Kimse uçak kaçırmak gibi radikal bir adım atacağını düşünmüyordu. İş arkadaşları arasında oldukça sevilen biriydi. Birçok çalışan gibi o da işten şikâyet ediyordu ancak bunda özellikle garip bir şey yoktu. Ancak bazı pilotlara göre birkaç defa şüpheli hareketler yapmıştı. Uçak uçurmak konusunda bir eğitimi yoktu ancak birkaç pilotla bu konuda konuşmuştu. Bir defasında bir pilot onu uçak içerisinde düğmelerle oynarken görmüştü.

SORUNSUZ ŞEKİLDE HAVALANDI 

Takvimler 10 Ağustos 2018’i gösterirken Russell, kafasındaki planı uygulamak için harekete geçti. Bu konuda herhangi bir eğitim almamıştı. Ancak uçak uçurmakla ilgili çok sayıda video izlemişti ve daha sonra yapılan araştırmaya göre uçağı çalıştırmak için gereken işlemlerin kontrol listesine aşina olduğu tespit edilmişti. Russell, saat 19.00’da vardiyasının başlamasından kısa süre sonra park hâlindeki bir uçağın yanına gitti. Çalışan kimliğini kullanarak piste rahat şekilde girmiş ve uçağa binmeyi başarmıştı. Q400 havalandığında ilk etapta kimse bir sorun olduğunu fark etmemiş olsa da yer görevlilerinin bir şeylerin ters gittiğini anlaması uzun sürmedi. 

Russell’in uçağı izinsiz şekilde havalandırdığı anlar

Richard Russell uçağı havalandırdıktan sonra hava trafik kontrolörleri kısa süre içinde onunla iletişim kurdu. Kontrolör onu inişe yönlendirmeye çalıştığında Russell, uçağı indirme konusunda fazla bilgisi olmadığını ve bunu yapmayı da planlamadığını ifade ederek, “Adamım, bunun için özür dilerim. Umarım bu gününüzü mahvetmez” dedi ve kimseye zarar verme niyeti olmadığını söyledi. Bu sırada ABD ordusu da olası bir terör saldırısı şüphesi üzerine acil durum durumuna geçmişti ve iki F-15 savaş uçağı Russell’i engellemek için havalanmıştı. Russell, vurulmaktan korkuyordu. Kendisine vurulmayacağına dair güvence verilince rahatladı ancak iniş yapmayı yine de reddetti. 

Savaş uçaklarına, Russell’in önünde keskin manevralar yaparak inişe zorlama yetkisi verilmişti ancak pilotlar Q400’ün istikrarsız hareketleri sebebiyle bunu yapmadı. Zaman geçtikçe Russell’ın paniği giderek arttı ve başının döndüğünden şikâyet etti. Güneş batmaya başlamıştı ve yakıtı tükeniyordu. Gördüklerinin ne kadar çabuk geçtiğini pişmanlıkla fark ederken sesi daha da kasvetli bir tona büründü.

‘BEN SADECE KIRILMIŞ BİR ADAMIM’ 

Hava trafik kontrolörüyle yaptığı konuşmada herkesten özür dileyen ve kimseye zarar verme niyeti olmadığını tekrarlayan Russell, “Beni önemseyen birçok insan var ve bunu yaptığımı duyduklarında hayal kırıklığına uğrayacaklar. Her birinden özür dilemek istiyorum. Sanırım sadece birkaç vidası gevşemiş olan kırılmış bir adamım. Bunu şimdiye kadar gerçekten bilmiyordum” dedi. Saat 20.30 civarında Russell, uçağı indirmesine yardımcı olmak için getirilen sivil bir pilota, Q400’ün takla atıp atamayacağını sordu. Bunun için ne kadar yüksekten uçması gerektiğini öğrenen Russell, birkaç dakika sonra kendisiyle konuşan herkesi şaşırttı ve Q400 uçağıyla havada takla atmayı başardı. Bu an, amatör kamerayla kayda alınmıştı. Uçak takla attıktan sonra hızla alçaldı ve suyun biraz üstünde uçmaya devam etti. 

Russell’in takla attığı sırada onu takip eden F-15 pilotlarından biri de hava trafik kontrolörünü bilgilendirdi. Sivil pilot, telsizden Russell’la konuşurken yaptığı gösteriyi alkışladı ancak kimse yaralanmadan önce uçağı yere indirme zamanının geldiğini söyledi. Russell ilk etapta ikna olmuş gibiydi ancak daha sonra kendisini indirmeye çalışan sivil pilota, “Bilmiyorum, dostum, bilmiyorum. Bunu istemiyorum. Bunun son olacağını umuyordum. Anlıyor musun?” dedi. 

‘GÖKYÜZÜNÜN KRALI’ UÇAĞINI DÜŞÜRDÜ 

Bu konuşmadan yaklaşık 15 dakika sonra Russell’dan son mesaj geldi. Saat 20.46’ydı ve yakıtı neredeyse tükenmişti. Kuleye, “Bu durum çok uzun sürmeyecek” dedi ve motorlarından birinin arızalanmak üzere olduğunu söyledi. Bu konuşmanın hemen ardından Richard Russell, Q400 uçağını havalandıktan 73 dakika sonra Ketron Adası’nın ormanlarına düşürdü. Olayın ardından yapılan soruşturmada Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Russell’in “çoklu travmatik yaralanmalar” nedeniyle öldüğünü açıkladı ve ölümünü intihar olarak sınıflandırdı. Bu açıklama, ABD’yi görünüşte mutlu 28 yaşındaki bir gencin böylesine radikal bir intihar eylemine nasıl yöneldiği konusunda şaşkınlığa düşürdü. 

Russell, uçağı kaçıracağı gün işe ‘The sky’s no limit’ (Gökyüzünün sınırı yok) yazılı bir tişört ile gitti

Zamanla arkadaşları ve aile üyelerinden bazıları, futbol kariyeri boyunca birden fazla beyin sarsıntısı geçiren Russell’ın farkında olmadan kronik travmatik ensefalopati (CTE) ile mücadele ediyor olabileceğini öne sürdü.  Russell’ın ölümünün ardından trajik hikâyesi tüm ülkeyi derinden etkiledi. Dramatik uçuşunun kayıtları ve görüntüleri ortaya çıktığında, hikâyesinden etkilenen sosyal medya kullanıcıları Russell’ı “Gökyüzünün Kralı” olarak adlandırmaya başladı.