Beyaz’ın sergisi hikâyeleri özgür bırakıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu sergiyle bir nevi özüne dönen, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik-Heykel Bölümü mezunu Öztürk “Sergi unutulan eşyalarla hazırlandı; onların hikâyesinden ilham aldı. Merkezde, ‘konveyör’ adı verilen bagaj taşıma bandı var. Konveyör, tıpkı hayat gibi sonsuz bir akışta; ancak üzerinde unutulan eşyalar olduğunda bu sonsuz dönüş, hüzünlü, yarım kalmış bir hikâyeye evriliyor. Biz de ‘Şey’ heykeliyle konveyörü bozduk; böylece bu klişeyi, bu sonsuz dönüşü kırarak eşyaları ve taşıdıkları anıları, hikâyeleri özgürlüklerine kavuşturduk” diyor. 

Sergideki çalışmalarını kayıp bagajların hafızası olarak niteleyen Öztürk’ün “Şey” adlı heykeli ise bu yolculuğun izini görünür kılıyor ve akışın yönünü değiştiriyor. Çünkü o bant, nesneleri taşıdıkça hikâyeler farklı yönlere sapıyor. “Şey” heykeline yolcuların havalimanındaki yürüme verileri ilham kaynağı oluyor. Eserde; akışkan paslanmaz çelikten bir ‘kurdele’, izlediğimiz yolları haritalıyor ve hatırlamanın evrensel simgesi olan ‘düğüm’e dönüşüyor. Heykelin etrafına yerleştirilmiş hafif, asılı elemanlar ise dolaşımdan kopmuş nesneleri ve yarım kalmış hikâyeleri çağrıştırıyor.