Bitter çikolata yaşlanmayı yavaşlatıyor! “Daha çok çikolata yiyin” mesajı doğru mu?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Teobromin bulunan kişilerin hücreleri daha yavaş yaşlanıyor

Prof. Dr. Murat Baş, biyolojik yaş kavramının kronolojik yaştan farklı olduğuna dikkat çekerek, “Takvim yaşı hepimiz için aynıdır; ancak biyolojik yaş, hücrelerimizin ve dokularımızın ne kadar ‘yıprandığını’ gösterir. Bu çalışmada DNA metilasyonuna dayalı yaş saatleri kullanılmış. Yani vücudun gerçek yaşlanma hızı ölçülmeye çalışılmış. Araştırmada, katılımcıların kanındaki teobromin düzeyleri ile bu epigenetik yaş, yani hücresel yaşlanma göstergeleri karşılaştırılmış. Sonuçlar, kanında daha yüksek teobromin bulunan kişilerin hücrelerinin daha yavaş yaşlandığını gösteriyor” diyor.

Bitter çikolata gençleştiriyor mu?

Bitter çikolatada doğal olarak bulunan teobromin, kakao çekirdeğine özgü bir bileşen. Çoğu zaman kafeinle karıştırılsa da etkileri farklı. Prof. Dr. Murat Baş, “Teobromin kafein değildir. Uyarıcı etkisi daha hafiftir ve metabolik etkileri farklıdır. Çalışmanın önemli yönlerinden biri, gözlenen etkinin kafeinle açıklanamıyor olması. Yani konu ‘kahve içmekle’ aynı şey değil; kakao kökenli özel bir molekülden söz ediyoruz” ifadelerini kullanıyor. Çalışma iki farklı Avrupa popülasyonunda benzer sonuçlar göstermesi açısından dikkat çekici. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada şu uyarıyı yapıyor: “Bu çalışma nedensellik kanıtlamaz. Yani ‘teobromin gençleştirir’ demek bilimsel olarak doğru olmaz. Ancak iki bağımsız grupta benzer sonuçların bulunması, bu ilişkinin araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor.”

“Daha çok çikolata yiyin” mesajı doğru mu?

Araştırmanın kamuoyunda yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışma ‘daha fazla çikolata tüketin’ demiyor. Bitter çikolata, enerjisi yoğun bir besindir ve fazla tüketimi kilo artışına yol açabilir. Burada asıl mesaj, bazı besin bileşenlerinin yaşlanma biyolojisi üzerinde etkili olabileceğidir. Bitter çikolatanın özellikle yüksek kakao oranına (genellikle %70 ve üzeri) sahip olan türlerinde teobromin miktarı daha yüksektir. Ancak ticari ürünlerde şeker ve yağ oranı da dikkate alınmalıdır” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Murat Baş, sağlıklı yaşlanmanın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Sağlıklı yaşlanma tek bir besine bağlı değildir. Akdeniz tipi beslenme, yeterli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve kaliteli uyku temel belirleyicilerdir. Bitter çikolata burada sadece bir ipucu olabilir.”

Sağlıklı yaşlanmak için dengeli beslenmek şart

Dünya genelindeki çalışmalar, beslenme alışkanlıklarımızın hücrelerimizin çalışma biçimini etkileyebileceğini gösteriyor. Özellikle bitkisel kaynaklı, antioksidan içeriği yüksek besinlerin hücreleri yıpratan süreçleri yavaşlatabildiği düşünülüyor. “Yani ne yediğimiz, hücrelerimizin nasıl yaşlandığını etkileyebiliyor. Sebze, meyve ve kakao gibi bitkisel besinlerde bulunan bazı doğal maddeler, hücreleri strese karşı koruyabiliyor” diyen Prof. Dr. Murat Baş, beslenmenin sadece bir kalori hesabı olmadığına da dikkat çekiyor: “Yediğimiz besinlerin içeriğindeki biyoaktif bileşenler, hücresel düzeyde süreçleri etkileyebilir. Bu çalışma, yaşlanma biyolojisi ile beslenme arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık ve heyecan verici olduğunu bir kez daha gösteriyor.” Bilim dünyası için yeni bir araştırma alanı açan bu bulgular, beslenmenin yalnızca kilo kontrolü değil, sağlıklı yaş alma süreci açısından da kritik rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bireysel besinlere odaklanmak yerine dengeli ve çeşitli bir beslenme modelinin benimsenmesi gerektiğinin altını çiziyor.