SERAY ŞAHİNLER – Haldun Taner’in anısına Milliyet Gazetesi tarafından 36 yıldır düzenlenen Haldun Taner Öykü Ödülü’nün bu yılki sahibi Mevsim Yenice oldu. Yenice, “Fil Gözü” kitabıyla ödüle değer görüldü. Doğan Hızlan’ın başkanlığında Haldun Taner’in eşi Demet Taner, Nursel Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Metin Celâl, Ayşe Ersayın, Asuman Kafoğlu- Büke, Seval Şahin ve Filiz Aygündüz’den oluşan seçici kurul, “Gerek karakterleri gerek durumları oluştururken ince ayrıntılardan derinlikli bir bütüne ulaşmadaki başarısı, boşluk kavramını ele alışındaki yaratıcılığı, kararlı ve özgün dili nedeniyle Mevsim Yenice’nin ‘Fil Gözü’ adlı kitabına verilmesi uygun görülmüştür” gerekçesiyle ödülün Yenice’ye verildiğini duyurdu.
2015’te başlayan öykü yolculuğunda güçlü metinlere imza atan; altKitap Öykü Yarışması’nda birinciliğe, Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde ‘dikkate değer’ görülen, ilk kitabı “Tekme Tokatlı Şehir Rehberi” ile 2019 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri’nde Mansiyon Ödülü’nü kazanan yazar, Türk öykücülüğünde uzun soluklu olacağını her metniyle doğruluyor. Yenice, ödül haberinin ardından duygularını Milliyet ile paylaştı…
■ Haldun Taner Öykü Ödülü’nün sahibi oldunuz. Neler hissediyorsunuz? Öncelikle bu ödülün sizdeki anlamını sormak isterim…
Zor geçen bir yılın ardından, benim için uzun süredir almadığım kadar anlamlı ve sevindirici bir haber oldu ödül haberi. Öykülerimin Haldun Taner kadar sevdiğim usta bir isim ile birlikte anılması büyük mutluluk.
■ Son kitabınız “Fil Gözü”nde sürekli çabalayan, kâh talihsizliğiyle kâh çıkmazlarıyla ve arayışlarıyla, boşluklarıyla var olan insanları aktarıyorsunuz. Kaleminizin, öykülerinizin derdi, meselesi nedir?
Meselem her zaman değişip dönüşse de temelde insanların içindeki boşluğa bakıp orada yeni bir şeyler keşfetmeyi ya da tanıdığım bildiğim duyguları tekrar görüp yeniden anlamlandırmaya çalışmayı seviyorum.
■ Jüri de gerekçeli kararında bu ‘boşluk’ temasına atıf yapıyor. Nedir bu boşluk olayı? Hepimiz birer boşlukta mıyız, boşlukları nasıl dolduracağız?
Boşluk kavramının bende yarattığı etkiden memnun olmadığım için “Fil Gözü’ndeki öyküler boyunca boşluğu mesele ettim sanırım. Geldiğim noktada, boşlukları doldurmanın değil de boşluklarla barışarak onlarla yaşamanın yollarını bulmanın daha anlamlı olduğuna inanıyorum.
■ Öyküyle bir yazar ve okur olarak kurduğunuz bağ nasıl?
Öykü benim için hayatın sıkıcılığından hızla kaçabildiğim, daha önce hiç tanımadığım birçok karakterin yolculuğuna kolayca dahil olabildiğim, kavramları bozup yeniden anlamlandırmayı deneyebildiğim bir oyun alanı diyebilirim.
Söyleyecek sözü olanlar
Mevsim Yenice, üçüncü öykü kitabı “Fil Gözü”nde spot ışığını karanlığa tutuyor. Öykülerin her birinde özenle kurduğu farklı atmosferle boşluğu doldurup karaktere dönüştürüyor. Boşlukta sürüklenen, boşlukla yaşamayı öğrenen ya da hayatındaki boşlukları doldurmaya çalışan insanların öykülerini anlatıyor. Ortaya çoğumuz gibi, kendilerine söyleyecek çok şeyleri olan ama kulak vermeye mecalleri kalmayan kişiler çıkıyor.
Trajediyle dalga cesareti
■ Bir öykü yazarı olarak Haldun Taner’in sizdeki yeri neydi?
Haldun Taner benim için, yazma biçimime sızmış, fark edilmeden işleyen bir bakış açısı, insanı yüceltmeden merkeze alabilmek, trajediyle dalga geçebilme cesareti diyebilirim.
