
Muz, potasyum ve lif bakımından güçlü bir meyve olsa da içerdiği bazı enzimler nedeniyle her besinle aynı etkiyi göstermiyor. Özellikle mor ve koyu renkli meyvelerle birlikte blenderdan geçtiğinde, besin değerleri ciddi oranda değişebiliyor.

Muzun içinde doğal olarak bulunan polifenol oksidaz adlı bir enzim var. Bu enzim, meyveler kesildiğinde veya püre haline getirildiğinde aktif hale geliyor. Mor meyvelerin rengini veren antosiyaninler ise oksidasyona karşı oldukça hassas bileşenler arasında yer alıyor.

Muz ve antosiyanin açısından zengin meyveler birlikte blenderdan geçtiğinde, oksidasyon süreci hızlanıyor. Bu da vücudun antioksidanlardan yararlanma oranını düşürüyor. Yani smoothie hala doyurucu ve lezzetli olabilir ama sağlığa katkısı düşündüğünüz kadar güçlü olmayabilir.

Özellikle koyu renkli ve antosiyanin içeriği yüksek meyveler bu konuda öne çıkıyor. Yaban mersini, böğürtlen, kara dut, vişne ve siyah üzüm gibi meyveler muzla birlikte blenderdan geçirildiğinde, antioksidan emilimi belirgin şekilde azalabiliyor.

Bu meyveleri muzla aynı öğünde tüketmekte bir sakınca yok. Ancak püre haline getirip bekleterek içmek, en büyük hatalardan biri olarak görülüyor. Sorun mideye girmeleri değil, blenderda oksijenle uzun süre temas etmeleri.

Hazırladığınız smoothiler doğru kombinasyonlarla hazırlandığında gerçekten fayda sağlar. Sağlıklı beslenme, sadece hangi besini yediğinizle ilgili olmayabilir, tüketme şekli de büyük farklar yaratır. Muzu tek başına ya da açık renkli meyvelerle birlikte kullanmak bu noktada çok daha doğru bir tercih olur. Elma, armut, mango, şeftali ve ananas gibi meyveler muzla birlikte kullanıldığında besin değerinde kayıp yaşanmaz.

Mor meyveleri smoothie yapmak istiyorsanız, muz eklemeden hazırlamak en doğru yöntemlerden biri. Alternatif olarak muz yerine yoğurt, kefir, yulaf sütü veya bitkisel sütlerle kıvam verebilirsiniz. Böylece antosiyaninlerin etkisini koruyabilirsiniz.
