Can kurtarırken can tüketmek

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MÜJDE IŞIL – Michael Haneke’nin “Beyaz Bant”(2009) filminde oynadığında daha 20’sinde bile olmayan Leonie Benesch, yıllar sonra İlker Çatak’ın “Öğretmenler Odası” filmiyle iyice radarımıza girmişti. Almanya’nın Oscar adayı olan bu filmde rol alan Benesch, çok geçmeden bu sefer de İsviçre’nin En İyi Uluslararası Film dalında Oscar adayı olan “Heldin/Gece Vardiyası”nın başrolünde ve filmi tek başına sürüklüyor.

Bir hastanede hemşire olarak çalışan Floria Lind’in bir gecesine tanık oluyoruz “Gece Vardiyası”nda. Personel yetersizliğinden dolayı bütün yük onun omuzlarına binmiş. Doktorla teşhisi hakkında görüşmeyi beklemekten yorulmuş hastadan özel sağlık sigortası olduğu için ayrıcalık bekleyenine kadar farklı hasta profillerine hizmet etmeye çalışır. Üzerinde aşırı yük olduğu için hata yapması da kaçınılmazdır.

Bitmeyen koşturmaca

Madeline Calvelage’nin “Unser Beruf ist nicht das Problem: Es sind die Umstände” adlı kitabından esinlenerek Petra Volpe tarafından yazılan ve yönetilen film, hemşirelerin zorlu çalışma koşullarına dikkat çekmek isteyen bir yapım ama bunu kamu spotu gibi ders verircesine değil, sanki bir aksiyon filmi izlettirircesine yapıyor.

Floria Lind’i adım adım ve nefes nefese takip ediyor kamera. O kadar hızlı bir tempo var ki hemşire ile birlikte seyirci de bu koşturmacadan yorgun düşüyor. Bu tempo içinde hemşirenin soğukkanlılığını koruyabilmesine rağmen iş sonuçta hastaların şansına kalabiliyor. Hemşireliğin ne kadar zor bir meslek olduğuna, Floria’nın her hastaya şefkatle ve sabırla yaklaşımında şahit oluyoruz.

Hastalar kadar onun da şefkate ihtiyacı var ama çalışma koşulları onu tıpkı hastalar gibi bir kurbana dönüştürüyor. Filmin aksiyondan uzaklaşıp durgunlaştığı anlarda ise yönetmenin karakterlere kıyamayıp onları kucaklayıp korumaya aldığını seziyoruz. Nice vefatın yaşandığı hastanenin o boğucu atmosferinden hemşirenin de seyircinin de sağ salim çıkabilmesi, bunu gösteriyor.

Filmle ilgili en dikkat çeken ayrıntı ise sağlık çalışanlarının sürekli ölümle karşı karşıya kalmalarına ve hatta kendileri ölümcül hata yapabilmelerine rağmen metanetlerini nasıl korudukları konusu. Mesleki deformasyon ya da profesyonel bakıştan farklı, çok daha içsel bir cevabı var filmin. Rolüne hazırlanmak için bir hastanede staj yapan Leonie Benesch, zor karakterlerin oyuncusu olduğunu bir kez daha ispatlıyor.

Son bir not: Hastanız ya da hastalığınız nedeniyle hastanelerde çok zamanınız geçtiyse filmi izlemek zorlayıcı olabilir.

Boşanmak kolay mı?

Bradley Cooper yönetmenliğe iyice ısındı. Bir müzisyenin yükseliş öyküsünü anlattığı “A Star Is Born/Bir Yıldız Doğuyor” ve dünyaca ünlü besteci/orkestra şefi Leonard Bernstein’ın son yıllarına odaklanan “Maestro”dan sonra “Is This Thing On?/Sesim Geliyor mu?”da tesadüfen stand-up komedyeni olan orta yaşlı bir adamın hikâyesini anlatıyor.

Aslında bu, boşanma aşamasında olan ama ayrılamayan bir çiftin öyküsü. Alex Novak rolündeki Will Arnett, Cooper’ı anımsatıyor sima olarak. Cooper ise Alex’in yakın arkadaşı Balls’a da hayat veriyor yönettiği filmde. Laura Dern de evliliğin asıl mağduru eş rolünde.