
Cildin nemli ve parlak görünmesinin temelinde su tutma kapasitesi yatıyor. Cilt bariyeri zayıfladığında kuruluk, matlık ve hassasiyet ortaya çıkabiliyor. Evde hazırlanan bu maske tarifinde yer alan malzemelerin her biri farklı bir işlev üstleniyor.

Gül suyu, hafif yatıştırıcı ve ferahlatıcı etkisiyle biliniyor. Özellikle hassas ve kızarıklığa meyilli ciltlerde tonik benzeri bir etki sağlayabiliyor. Ancak burada önemli olan nokta, kullanılan gül suyunun saf ve alkolsüz olması. Aksi halde ciltte tahrişe neden olabiliyor.

Bal ise doğal bir nem tutucu. Havadaki nemi çekerek cildin üst tabakasında su tutulmasına yardımcı olur. Bu da cildin daha dolgun ve parlak görünmesine katkı sağlayabiliyor. Aynı zamanda balın hafif antibakteriyel özellikleri bulunuyor. Fakat alerjik ciltlerde dikkatli kullanılması gerekiyor.

Yoğurt, içerdiği laktik asit sayesinde hafif bir peeling etkisi oluşturabiliyor. Laktik asit, alfa hidroksi asit grubunda yer alır ve cilt yüzeyindeki ölü hücrelerin uzaklaşmasına yardımcı olabilir.

Bu da daha aydınlık bir görünüm sağlayabilir. Ancak hassas ve bariyeri zayıf ciltlerde sık kullanım tahrişe yol açabilir.

Tarife göre bir yemek kaşığı gül suyu, bir tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı yoğurt ve bir çay kaşığı aloe vera jeli karıştırılıyor. Karışım temiz cilde uygulanıyor, 15-20 dakika bekletildikten sonra ılık suyla durulanıyor. Haftada bir ya da iki kez uygulanması öneriliyor.

Bu tür maskeler kısa vadede cilde canlılık ve yumuşaklık hissi verebilir. Ancak kalıcı bir nem artışı için cilt tipine uygun bir nemlendirici kullanmak ve cilt bariyerini korumak şart.

Ayrıca her doğal içerik masum değildir, özellikle hassas, rozalı ya da akneye eğilimli ciltlerin önce küçük bir bölgede deneme yapması önemli.
