
Tarifin temelinde yüzde 99 saf aloe vera jeli yer alıyor. Aloe vera, cildi yatıştırıcı ve nem tutucu özelliğiyle biliniyor. Cildin üst tabakasında su kaybını azaltmaya yardımcı olurken hafif yapısı sayesinde yağlı bir his bırakmıyor.

Bu özelliği, göz çevresinde sık görülen küçük yağ bezecikleri yani milia oluşumundan çekinenler için avantaj sağlayabilir.

Karışıma eklenen birkaç damla E vitamini yağı ise antioksidan etkisiyle dikkat çekiyor. Antioksidanlar, serbest radikaller olarak bilinen ve cilt yaşlanmasını hızlandırabilen moleküllere karşı koruyucu rol oynar.

Ancak E vitamini yağ formunda olduğu için fazla miktarda kullanımı bazı ciltlerde gözenek tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle tarifte önerilen ölçünün dışına çıkmamak ve özellikle yağlı ya da akneye meyilli ciltlerde dikkatli olmak gerekiyor.

Üçüncü bileşen olan gül suyu ise ferahlatıcı ve hafif yatıştırıcı etkisiyle biliniyor. Cilde canlılık hissi kazandırırken, göz çevresindeki mat görünümü azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak gül suyunun mutlaka saf ve alkolsüz olması öneriliyor, aksi halde hassas göz çevresinde tahrişe yol açabilir.

Hazırlanan karışımın buzdolabında saklanması ve iki haftada bir tazelenmesi tavsiye ediliyor. Koruyucu içermeyen ev yapımı ürünlerde mikrobiyal üreme riski bulunduğu için hijyen kurallarına dikkat etmek büyük önem taşıyor.

Uygulama öncesinde ellerin temiz olması, ürünün temiz bir kapta muhafaza edilmesi ve gözle doğrudan temas ettirilmemesi gerekiyor.Özellikle alerjik ya da çok hassas cilt yapısına sahip kişilerin ürünü kullanmadan önce küçük bir bölgede deneme yapması öneriliyor.

Ayrıca kalıcı morluk, şişlik ya da cilt altı sorunları söz konusuysa yalnızca kozmetik ürünlere güvenmek yerine bir dermatoloji uzmanına başvurmak daha doğru bir yaklaşım olabilir.
