Filtre kahve defter yaprağından mı doğdu? Saniyeler içinde keşfedip adını tarihe yazdırdı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Kahve, yüzyıllardır hayatımızın içinde. Ancak bugün bildiğimiz berrak, tortusuz ve yumuşak içimli filtre kahve, 20. yüzyılın başında kadar neredeyse hayal bile edilemiyordu. O dönemde kahve genellikle telvesiyle birlikte tüketiliyor, acı tadı ve fincanın dibinde kalan tortusuyla birçok kişiyi rahatsız ediyordu. Bu sorunu fark eden isim ise bir mühendis ya da kimyager değil, Almanya’da yaşayan bir kadın Melitta Bentz’di. Filtre kahvenin bugünkü haline giden o yolda adım adım neler yaşandığı…

OĞLUNUN DEFTERİNDEN BİR YAPRAK KOPARDI

1873 yılında Dresden’de dünyaya gelen Bentz, günlük hayatın içinden gelen bir rahatsızlığı çözmeye çalışırken, farkında olmadan kahve tarihine adını yazdırdı. O dönemin demleme yöntemlerinden memnun olmayan Bentz, ‘Daha temiz, daha yumuşak bir kahve mümkün mü?’ sorusuna kendi mutfağında yanıt aramaya başladı. Melitta Bentz’in hikâyesini benzersiz kılan nokta, icadının karmaşık makineler ya da laboratuvar ortamlarında değil, tamamen ev ortamında ortaya çıkması oldu. Bentz, yaptığı denemeler sırasında oğlunun okul defterinden kopardığı emici bir kâğıdı, altı delik bir metal kabın içine yerleştirdi. Kahve bu kâğıttan süzülürken telve fincanda kalmıyor, içecek daha berrak ve yumuşak bir tat kazanıyordu. Basit bir defter parçasından kopardığı yaprakla hayalindeki tadı yakalamıştı ve bu onun için çok heyecan vericiydi.

Bu basit ama etkili yöntem, modern kahve filtresinin ilk adımıydı. O güne kadar kimsenin ciddiye almadığı küçük bir sorun, Melitta Bentz’in elinde küresel bir alışkanlığa dönüşecek bir buluşa evrildi. Melitta Bentz, buluşunu yalnızca evinde kullanmakla yetinmedi. 1908 yılında kahve filtresi için patent aldı ve aynı yıl kendi şirketini kurdu. O dönemde kadın girişimciliğinin son derece sınırlı olduğu düşünüldüğünde, bu adım başlı başına dikkat çekiciydi. Küçük bir aile işletmesi olarak yola çıkan firma, kısa sürede büyük ilgi gördü. Leipzig Ticaret Fuarı’nda sergilenen filtreler, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Bentz ailesi, evde yapılan üretimden endüstriyel ölçekte üretime geçerken, Melitta adı da yavaş yavaş duyulmaya başladı.

Melitta Bentz’in icadı, yalnızca bir mutfak ekipmanı değil, kahvenin tüketim biçimini değiştiren bir kırılma noktası oldu. Filtre yöntemi sayesinde kahve daha kontrollü demleniyor, telve fincana karışmıyor ve her seferinde benzer bir tat elde edilebiliyordu. Bu da kahvenin evlerde ve kafelerde daha yaygın şekilde tüketilmesini sağladı.

KAĞIT FİLTRELER YILLAR İÇİNDE GELİŞTİRİLDİ

Özellikle 1920’li ve 1930’lu yıllarda filtre kâğıtlarının geliştirilmesiyle birlikte, Melitta markası Avrupa sınırlarını aşarak küresel bir oyuncuya dönüştü. Bugün dünyanın pek çok ülkesinde kullanılan filtre sistemleri, hâlâ Bentz’in geliştirdiği temel prensip üzerine kuruluyor. Melitta Bentz, 1950 yılında hayatını kaybetti. Ancak ardında yalnızca bir şirket değil, milyonlarca insanın günlük rutinine yerleşmiş bir alışkanlık bıraktı. Sabah kahvesini filtreyle hazırlayan her kişi, farkında olmasa da Bentz’in mutfağında başlayan o ilk denemenin sonucunu yaşıyor.

Uzmanlara göre Melitta Bentz’in hikâyesi, aynı zamanda kadınların görünmez emeğine ve gündelik hayatın içinden çıkan büyük fikirlere güçlü bir örnek. Büyük buluşların her zaman laboratuvarlarda değil, bazen bir mutfak masasında doğabileceğini hatırlatıyor.