İftardan sonra kahve ne zaman içilmeli? Canan Karatay’dan tek cümlelik altın öneri

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Karatay’ın önerisi iftarda aşırıya kaçmadan, doğal ve geleneksel gıdalarla beslenmekten geçiyor. Özellikle iftarda yaşanan ani yüklenmenin ardından sindirimi rahatlatmak için kahve ve zeytinyağı vurgusu yapıyor.

İftar nasıl yapılmalı?

Uzun saatler süren açlığın ardından mideyi bir anda ağır yemeklerle doldurmak sindirim sistemini zorlayabiliyor. Bu nedenle Karatay, iftarın çorbayla açılmasını öneriyor. Paça çorbası ilk sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra mercimek, tarhana veya yayla çorbası da tercih edilebilir. Buradaki temel amaç mideyi ısıtmak ve sindirimi yavaş yavaş başlatmak.

Çorbanın ardından kısa bir mola verilmesini tavsiye ediyor. Hemen ana yemeğe geçmek yerine birkaç dakika beklemek, tokluk sinyallerinin daha sağlıklı algılanmasına yardımcı oluyor. Bu küçük ara, iftarda kontrolsüz yemenin önüne geçebiliyor.

Günün en çok konuşulan önerisi ise iftardan sonra kahve içilmesi. Karatay’a göre bağırsakların iyi çalışması için zeytinyağı tüketimiyle birlikte kahve oldukça etkili. Türk kahvesi şekersiz olarak tercih edilmeli. Böylece kan şekeri ani yükselip düşmüyor ve mide gereksiz yere yorulmuyor.

Bilimsel çalışmalar da ölçülü kahve tüketiminin sindirim sistemini uyarabildiğini gösteriyor. Ancak burada önemli olan zamanlama ve miktar. Çok geç saatlerde, özellikle yatmaya yakın içilen kahve uyku düzenini bozabiliyor. Bu nedenle iftardan bir süre sonra ve akşamın erken saatlerinde içmek daha dengeli bir tercih olabilir.

Karatay’ın altını çizdiği bir diğer konu sahura mutlaka kalkmak. Sahura kalkmadan tutulan orucun metabolizma üzerinde daha fazla stres yaratabileceğini ifade ediyor. Özellikle kahvaltı alışkanlığı olanlar için sahurda yumurta ve tereyağı önerisi dikkat çekiyor.

Yumurtanın köy yumurtası olması gerektiğini vurguluyor. Yanında köy tereyağı, zeytin, turp ve bol yeşillik öneriyor. Tam yağlı peynir ve tam yağlı yoğurt da listede yer alıyor. Bir avuç ceviz, fındık ya da fıstık gibi sağlıklı yağ kaynakları uzun süre tokluk sağlayabiliyor.

Ramazan’da en sık yaşanan sorunlardan biri susuzluk. Karatay bu konuda açık bir uyarı yapıyor. Sahura kadar bol bol su içilmeli. Hatta birkaç gün öncesinden su tüketimini artırarak vücudu hazırlamak gerektiğini söylüyor. Ayrıca işlenmiş ve paketli ürünler, şekerli ve gazlı içecekler Ramazan sofralarının en riskli parçaları arasında gösteriliyor. Karatay bu tür gıdaları net bir şekilde hayatınızdan çıkarmanızı öneriyor.

Ramazan pidesi sofraların vazgeçilmezi olsa da miktar önemli. Küçük bir parça pideye tereyağı sürerek tüketilebileceğini belirtiyor. Buradaki ana fikir tamamen yasaklamak değil, ölçüyü korumak. Tüm bunlara ek olarak iftardan sonra kısa yürüyüşler yapmak sindirim sürecini destekleyebiliyor. Hafif tempolu bir yürüyüş hem kan şekerini dengeliyor hem de şişkinliği azaltabiliyor.