Küresel diplomasi dikkat kesildi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ASENA YATAĞAN-HANDE ATILGAN / ANKARA – Uzmanlar, bu kritik randevuları, Milliyet için değerlendirdi. Bölgeyi yakından ilgilendiren üç zirvenin de aynı günde gerçekleşmesi sebebiyle dikkatle izleneceğini belirten uzmanlar, ciddi adımlar konusunda umut az olsa da diplomasi kanalının korunmasının önemli olduğunu vurguladı. 

‘Türkiye karşıtlığına destek isteyecek’

(Dumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Hüsamettin İnaç)

“İran saldırısının olup olmayacağı gibi soruların olduğu bir dönem. Umman’da görüşmelerin başlaması, Türkiye başta olmak üzere, Mısır, Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerin devreye girmesiyle Amerikan saldırıları önemli öncede engellenmiş gözüküyor. Özellikle Umman’daki görüşme de, müzakerenin İran’ın istediği noktaya çekildiği, tabiri caizse ABD’yi oyalama taktiğinin başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü İran’ın İstanbul’daki görüşmeleri reddetmesinin sebebi, 5 temel Amerikan arzusunu yerine getirmek istememesiydi… İran sadece nükleer müzakerelere gireceğini söyledi ve gelinen nokta, Tahran’ın ABD’yi kendi şartlarına doğru çektiğini gösteriyor.

Onun dışında İsrail bölgede Türkiye’nin güçlenmesinden oldukça rahatsız. Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan, Türkiye karşıtı koalisyon oluşturdu ve ittifakın en temel nedeni Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi durdurmak. Suriye’de kuzeyde yakalanan ivme, ülkenin güneyinde de yakalanırsa, Dürzilerin entegrasyonu söz konusu olacak. Dürzi entegrasyonu da olursa, İsrail bölgede istediği hiçbir şeyi (lojistik, enerji, toprak planları) alamamış hale gelecek… Netanyahu, İran’a saldırı ve müzakerelerin kesilmesi, Somaliland (Afrika Boynuzu’nda yer alan, İsrail’in tanıdığı ve Gazzelileri göndermek istediği bir kısmen tanınan bir ülke) açılımının tasdik edilmesi ve Türkiye’ye karşı oluşturulan ittifakların desteklenmesi konularını görüşecektir.” 

Yunanistan için samimiyet testi

(Emekli Büyükelçi Uluç Özülker)

“Bu ziyaretin şimdi yapılması önemli ama gayet net olmak lazım. Yunanistan tarafında şu ana dek yapılan açıklamalar ve özellikle (Yunanistan Ulusal Savunma Bakanı) Nikos Dendias’ın tavrı, işin ciddi şekilde iç politikaya da bağlı olduğunu gösteriyor. Önümüzde seçimler var ve Miçotakis ile Dendias’ın seçim ihtimalleri yüksek. Bu yüzden Türkiye ile ilişkiler üzerinden kamuoyunu etkilemeye ve buradan kendilerine siyasi bir fayda çıkarmaya çalışıyorlar.

Şahsen işi ikiye bölerek bakıyorum… Miçotakis daha dürüst davranıyor; Türkiye’nin Yunanistan’dan daha güçlü olduğunu kabul eden açıklamaları var. Dendias ise tam tersine, silahlı kuvvetleri öne çıkararak farklı bir çizgiden gidiyor. Bu yüzden diyalog sürecinde asıl bakılması gereken şey, Yunanistan’ın gerçekten samimi ve iyi niyetli olup olmadığı ve çözüm oluşturma azmi taşıyıp taşımadığı. Türkiye ile Yunanistan’ın gündeminde hâlâ içinden çıkılması zor 6-7 temel konu var. Buna rağmen, geçmişte de görüldüğü gibi, iki ülke arasında düşmanlık gerekmiyor. Diyalog kanallarını açık tutmak, tek gerçekçi yol… Sonuç olarak bu ziyaretin değeri, Yunanistan’ın sertleşmeden, aynı iddialara dönmeden, gerçekten çözüm odaklı bir yaklaşım gösterip göstermeyeceğiyle ölçülecek.” 

‘Kıbrıs’la ilgili sorun ‘yok’ gibi’ 

(Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal)

“Bence somut ve çok kapsamlı, önemli bir şey çıkmasını beklemek yanlış olur. Ne beklenebilir? Tufan Bey’in seçildiği tarihten itibaren federasyon müzakereleri için ön koşul olarak istediği 4 maddelik bir öneriler dizisi var. Bunları muhtemelen Genel Sekreter’le görüşecektir. İkincisi, son zamanlarda Kıbrıs konusuyla ilgili ortada bir ‘sorun’ yok gibi. Kıbrıs konusuna dair görüşmeler ve açıklamalar hep Avrupa Birliği (AB) yetkilileri üzerinden ya da Rum tarafının şu anda AB dönem başkanı olmasıyla bağlantılı şekilde yapılıyor. Oysa Tufan Bey, BM’nin Güvenlik Konseyi olduğunu ve Genel Sekreter’in de burada esas muhatap olduğunu söyleyecektir. AB taraflı bir kurum. Kıbrıs konusunda taraf olduğu, Rumların yanında durduğu için bundan çok memnun olduğunu düşünmüyorum. Benim görüşüm, bunları konuşacaktır. Bir de ne vesileyle görüşecek? Herhalde bir şey için New York’a gidiyor. Rum lider de mi gidiyor? Hayır, Erhürman’la görüşülecek.”