‘Kurtuluş’tan Gazze’ye destek

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

KÜLTÜR SANAT SERVİSİ  – Alper’in beşinci uzun metrajlı filmi olan “Kurtuluş”, yönetmenin 2019 yılında yine aynı bölümde yer alan “Kız Kardeşler” filminden yedi yıl sonra, Türkiye’den Ana Yarışma’ya kabul edilen ilk yapım olma başarısını gösterdi.

Festivalde Altın Ayı için yarışan “Kurtuluş”, prömiyerinin ardından salonda uzun süre alkışlandı. Film ekibiyle birlikte sahneye çıkan Alper, İngilizce yaptığı konuşmada ‘Siyasetten uzak durmalıyız’ diyen jüri başkanı Wim Wenders’i ve Filistin’i görmezden gelen festivali eleştirdi.

Alper, “’Kurtuluş’, bir topluluğun nasıl korkunç suçlar işleyebileceği üzerine bir film. Tarih bu tür hikâyelerle dolu. Ne yazık ki günümüz de öyle. Bugün, İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma tanık oluyoruz. Bu suçları durdurabilecek tek şey, dünyanın güçlü bir tepki göstermesi, ancak biz Filistin’i yüzüstü bıraktık. İster bu suça ortak olmuş Batılı güçler, ister Batı dışında kalan otokrat devletler olsun, hükümetlere güvenemeyiz. Sadece kendimize ve dünya halklarına güvenmeliyiz, uyanık olmalıyız, birlikte ayağa kalkmalıyız ve değişimin gücü olmalıyız” diye konuştu. 

2009 Mardin’de yaşananlar

Korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda bırakıldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki toprak çatışmasını odağına alan film; gergin bir atmosferde, tekinsiz rüyaların körüklediği bir iktidar mücadelesini ve ‘kurtuluş’ vaadinin peşinden giden bir köyün hikâyesini anlatıyor.

Çekimleri Batman’ın Kırkat köyü ile Mardin’in Kıllit (Dereiçi) köyünde gerçekleştirilen filmin oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman yer alıyor.

Filmle ilgili Variety’de çıkan yazıda Caner Cindoruk’un performansı övülürken “Kurtuluş”un hem çarpıcı bir atmosfer filmi hem de zekice kurgulanmış psikolojik gerilim olduğu vurgulandı.

Yazıda “Film sadece kurgu değil. 2009 yılında, Türkiye’nin Mardin ilinde maskeli saldırganlar tarafından otomatik silahlar ve el bombaları kullanılarak 44 kişi öldürüldü. Saldırı 60’tan fazla çocuğu yetim bıraktı. Alper, bu olayı başlangıç noktası olarak alarak hem kültürel olarak özgün hem de geniş bir uygulama alanına sahip bir film yaratmış. Örneğin, ‘Kurtuluş’ta İsrail’in Gazze’de işlediği katliamlarla bariz paralellikler bulunuyor” denildi.