MURAT KURUM – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı – Asrın felaketi dediğimiz 6 Şubat depremlerinde hem devlet hem de millet olarak çok büyük bir imtihandan geçtik.
Bir gecede 108 bin kilometrekarelik alanda (ki bu 100’den fazla ülkenin yüz ölçümünden daha büyük) yedisi büyükşehrimiz 11 ilimizde hayat durdu, on binlerce binamız yıkıldı.
53 bin 537 canımızı toprağa verdik, milyonlarca insanımız evini kaybetti.
Bu büyük felaket, sadece yüreklerimizde değil, ekonomimizde de derin yaralar açtı.
Ülkemize doğrudan 104 milyar dolar, dolaylı olarak da 150 milyar dolar maddi kayıp yaşattı.
TÜRKİYE TEK YÜREK OLDU
Asrın felaketiyle beraber şunu gördüm. Depremler sadece binaların sağlamlığını değil, milletlerin dirayetini, devletlerin gücünü de sınıyor.
Bu süreçte bir kez daha şahitlik ettim. Bizim çok aziz bir milletimiz var. Çünkü Hatay’daki acı İstanbul’da yankılanmış, Adıyaman’ın ateşi Ankara’da her yüreği dağlamıştı.
Anadolu’nun en ücra köşesinden elindeki avucundaki her şeyi alıp gelen insanımız, maden ocağındaki kazmasıyla, küreğiyle gelen madencimiz, dükkanındaki malzemeyi arabasına yükleyip gelen esnafımız, üniversite yurdundan kalkıp gelen öğrencilerimiz, ellerini semaya açan ve dualarıyla bizlerin yanında olan ulu çınarlarımız bir an olsun bizleri yalnız bırakmadılar.
Tüm Türkiye 14 milyon depremzede kardeşinin acısını yaşadı, onları yalnız bırakmadı. Onlara evlerini, yuvalarını, sofralarını açtı, ekmeğini bölüştü. Tüm illerimiz deprem bölgesindeki 11 ilimizle kenetlendi, onlarla kardeş oldu. Hamdolsun tüm Türkiye tek yürek oldu. Böyle asil bir milletin ferdi olduğumuz için Allah’a ne kadar şükretsek azdır.
Ancak asrın felaketinde bununla beraber çok önemli bir şeyi daha gördük. Devlet ve millet bütünleşmesinin zirvesini yaşadık. Depremin ilk anından itibaren tüm imkân ve kabiliyetlerimizi milletimizin emrine sunduk. Bir canımızı daha kurtarmak için enkazın başında kar kış demeden, soğuğa aldırış etmeden çalıştık, nöbet tuttuk, dualar ettik.
Felaket öyle büyüktü ki bütün çalışmalarımızı hızlı, doğru ve güvenli bir şekilde yapmamız gerekiyordu.
Arama kurtarma, hasar tespit çalışmaları, enkaz kaldırma ve yeni yapılar için yer belirleme süreçlerimizin tamamını eş zamanlı olarak yürüttük. 15. günde ilk temelleri attık, 45. günde ilk evlerimizi teslim ettik. Geldiğimiz noktada 455.000 konutu, dile kolay, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı çarşıları, meydanları, parkları, bahçeleri, camileri, okullarıyla inşa ettik.
Tarihi ve kültürel yapılarımızı aslına uygun şekilde onardık.
Köylerimizde evlerimizi o bölgenin ruhuna yakışır yapılar olarak planladık, hayata geçirdik.
Sadece üstyapı değil, altyapı çalışmalarını da tamamladık. Tüm Türkiye’nin etrafının uzunluğu boyutundaki bir alanı, 11 bin kilometre altyapı çalışmasını yaptık, yapıyoruz.
Şunu söylemeliyim; emin olun hem o gün yaşadığımız yıkım hem milletimizin tek yürek oluşu hem de bugün yaptığımız inşa seferberliği öyle sıradan bir şey değildir.
Biz bugün 455 bin konutumuzu bitirdiysek, bu elbette ki milletimizin dirayetinin, devletimizin de gücünün somut bir göstergesidir.
Devletimizin kurumsal kapasitesinin en somut çıktısı, milletimizin bizlere inancının sonucudur.
Ben 11 ilimizde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum.
Depremzede kardeşlerimiz bir an evvel evlerine girsin diye ter döken 200 bin işçimize, mimarımıza, mühendisimize, iki yıldır neredeyse evlerine gitmeden deprem bölgesinde mesai yapan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
En çok da bize inanan, bizden umudunu hiç kesmeyen milletimize şükranlarımı sunuyorum.
BİR AN OLSUN AYRILMAYACAĞIZ
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bugüne kadar nasıl olduysa, bundan sonra da asrın felaketinden etkilenen 11 şehrimiz; sanayisiyle, ticaretiyle, üretimiyle, kültürel zenginliğiyle yeniden ayağa kalkana kadar deprem bölgesinden bir an olsun ayrılmayacağız.
Kardeşlerimiz için elimiz, aklımız hep deprem bölgesinde olacak, kalbimiz daima deprem bölgesinde atacak. Deprem bölgesi; daima ilk gündem maddemiz olmaya devam edecek.
Bunu yaparken de buradaki tecrübemizi tüm Türkiye’ye yayacak ve Yüzyılın Konut Projesi’yle hayata geçireceğimiz 500 bin sosyal konutu hızla inşa ederek dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacağız.
