‘Olmaz’ dediler, peki SMA’lı genç kucakta 9 saat nasıl uçtu? Dostlarının sırtında dünyayı dolaşıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Kevan Chandler, ABD’de yaşayan genç bir adamdı. Spinal Musküler Atrofi (SMA) nedeniyle yürüyemiyor, yaşamını solunum cihazına bağlı sürdürüyor, günlerini çoğu zaman tekerlekli sandalyesiyle erişimi sınırlı alanlar arasında geçiriyordu. Ancak Kevan’ın hayali sıra dışı değildi. Aksine, birçok insanın kolayca gerçekleştirebildiği kadar basitti: seyahat etmek, dünyayı görmek, gökyüzünden bakabilmek. Fakat uçmak istediği anda bu hayaline, hastalığının getirdiği kısıtlamalar ve havayolu kuralları engel olacaktı. Uçuş kurallarına göre kendisinin teknik olarak uçakla seyahat etmesi mümkün değildi. Ancak kararlı duruşu ve dostlarının da desteği ile hayali gerçeğe dönüştü.

HAVACILIK KURALLARINA MEYDAN OKUDULAR

Uçak koltukları onun bedeni için tasarlanmamıştı. Dar koridorlar, sabit koltuklar ve solunum cihazı güvenlik gerekçesiyle uygun bulunmuyordu. Her başvuru aynı mesajla sonuçlanıyordu: Uçuşa uygun değildi. Dünyayı gezme hayalinin önünde bedensel engeli aşılması zor bir duvar gibiydi. Tam da bu noktada hikâyenin yönünü değiştiren şey, Kevan’ın arkadaşları oldu. Onu bir hasta ya da risk olarak değil, hayalleri olan bir insan olarak gören dört yakın arkadaşı, alışılmışın dışında ama son derece insani bir karar aldı. Eğer uçak Kevan’ı kabul etmiyorsa, onlar Kevan’ı taşıyacaktı.

2015 yılında birlikte uzun ve belirsizliklerle dolu bir yolculuğa çıkmaya karar verdiler. Arkadaşları onun için özel olarak bir sırt çantasıyla taşıma sistemi geliştirdi. ABD’den Avrupa’ya uzanan bu seyahat, onlar için bir tatilden çok daha fazlasıydı; sistemin çizdiği sınırları bedenleriyle test edecekleri bir yolculuktu. Uçak havalandığında Kevan tekerlekli sandalyesinde değil arkadaşlarının kollarındaydı.

ARKADAŞLARININ SIRTINDA HAYALLERİNİ YAŞADI

Dokuz saat süren uçuş boyunca roller belliydi. Biri başını destekledi, biri sırtını tuttu, biri solunum cihazını sürekli kontrol etti, diğeri ise pozisyonunu değiştirmesine yardımcı oldu. Kollar yoruldu, kaslar uyuştu, bedenler sınırlarına dayandı ama kimse bırakmadı. Taşınan yalnızca bir beden değildi. Taşınan, bir insanın yaşamı ve hayaliydi. Bu büyük bir sorumluluktu ve arkadaşları bu sorumluluğun farkındaydı.

Kevan, yıllar sonra o anı anlatırken şu cümleyi kuracaktı: “İlk kez tekerlekli sandalyem yoktu. İlk kez sadece bendim. İlk kez gerçekten özgür hissettim.”

Kevan, uçağın penceresinden dışarı baktığında gökyüzünü görmüş ve kendi sınırlarının ötesine geçtiğini hissetmişti. Bu duygu onun için birçok şeye bedeldi. Üç hafta süren Avrupa turunda Kevan ve arkadaşları Fransa, İrlanda ve İngiltere’yi gezdi. Bu yolculuğun detaylarını sosyal medyada paylaşan arkadaşları büyük bir kitlenin ilgisini üzerine çekmeyi başardı. Engellerin dayanışma ile aşılanabileceğini gösteren ilham verici bir örnek olarak herkese duyuruldu. Uçuş sırasında çekilen fotoğraflar kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Ancak bu görüntüler sadece duygusal bir anı değildi; sessiz ama güçlü bir eleştiriydi. Engelli bireylerin seyahat hakkı, havayollarının erişilebilirlik politikaları ve engel kavramının aslında bedenden mi yoksa sistemlerden mi kaynaklandığı yeniden tartışılmaya başlandı.

ÇANTA ÜRETİCİLERİ DEVREYE GİRDİ

Kevan’ın arkadaşlarının tasarladığı ev yapımı taşıma çantası başarılı olsa da, bir sırt çantası üreticisi, Kevan Chandler’ın gelecekteki seyahatleri için özel olarak ikinci, daha profesyonel bir versiyon tasarladı.

Bu yolculuk, daha sonra ‘We Carry Kevan’ (Kevan’ı Taşıyoruz) adlı bir harekete dönüştü. Kevan ve arkadaşları, erişilebilirliği yalnızca rampalar ve asansörlerle sınırlı görmeyen; dayanışmayı, yaratıcılığı ve topluluk olmayı merkeze alan yeni bir anlayış ortaya koydu. Özel taşıyıcı sırt çantaları geliştirildi, benzer durumda olan birçok kişi için imkânsız denilen yollar yeniden mümkün hale geldi.

Kevan Chandler, arkadaşlarının bu seyahati mümkün kılmasından dolayı minnettar olduğunu belirtti. Avrupa’da birçok ülke gezen bu 5 arkadaşın yeni hedefi dostları Kevan’ı dünyanın bir ucuna, Çin’e götürmek.