Semih Kılıçsoy, Arda Güler kıyasına cevap verdi! ‘Zaman kaybıdır’

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu sezon Cagliari’de kiralık olarak forma giyen ve özellikle Torino’ya attığı golle İtalya’ya damga vuran Semih Kılıçsoy kariyeri hakkında İtalyan basınına önemli açıklamalarda bulundu.

Genç oyuncunun açıklamaları şu şekilde:

– Başlangıcı bir kenara bırakıp, o harika golü Torino’ya atışına gelelim:

“Gerçekten çok güzel bir anıydı, duygusal bir gol, her yönüyle benim için özel.”

– Bazıları, yalnızca güzel goller attığınızı söylüyor.

“Aslında doğru.”

– Takım arkadaşlarınız hemen sizi sarılmaya koştu. Çabuk uyum sağladınız mı?

“Hemen büyük bir ailenin parçası gibi hissettim. Çoğu İtalyan olan bir grupta yabancı olabilirim ama bu daha hızlı uyum sağlamama yardımcı oldu. Her gün Cagliari, bana büyük bir sevgi gösteriyor.”

– Kimle daha çok bağ kurdunuz?

“Herkesle, teknik direktörden takım arkadaşlarıma kadar büyük destek alıyorum.”

– Geçen yaz Avrupa’nın yarısı sizi takip ediyordu, neden Cagliari’yi seçtiniz?

“İlk izlenimlerim çok olumlu oldu, özellikle antrenörle ve başkanla. Bu, fark yaratan bir şeydi ve benim için doğru deneyim olacağını anladım.”

Teknik direktör Pisacane, “Çok büyük bir yetenek olduğunu düşünüyorum, antrenmanda dar alanlarda yaptığı şeyler sirk numarası gibi” dedi. Ne dersiniz?

“Birlikte çalışmak beni hemen motive etti, her zaman bana çok açık oldu, bana net konuşuyor. Bana birçok tavsiye veriyor, neredeyse bir ağabey gibi, değerli bir rehber.”

– Cagliari ne yapabilir?

“Bu kulüp, bu grup ve bu teknik direktörle sınırsızız. Bize bazı tatmin edici başarılar kazandıracak tüm bileşenler var, öncelikle hedefimiz olan ligde kalma.”

– Arkadaşınız Kenan Yıldız’ın Juventus’unu yenmek gibi tatmin edici bir zafer.

“Maçtan sonra konuştuk ama hiçbir alaycı laf yoktu! Maçı ve İtalya’daki hayatı konuştuk. Birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz, sık sık konuşuyoruz, iyi bir ilişkimiz var.”

– İtalya’da giderek daha fazla Türk futbolcusu var: Sadece siz ve Kenan değil, lider Çalhanoğlu, Çelik, Vural…

“Türk futbolu büyüyor. Serie A’nın zorluklarına rağmen, Türk futbolcuları giderek daha fazla kendini kabul ettiriyor.”

– Ama siz pek zorluk yaşamıyor gibisiniz.

“İtalyan ligi, dünyadaki en zor liglerden biri, gereken teknik özellikler ve her iki fazda bilmeniz gerekenler açısından. Uyum sağlamak için zamana ihtiyacınız var.”

– Bunu seçmenizde birinin yardımı oldu mu?

“Evet, sık sık Udinese’nin sportif direktörü Gökhan İnler ile konuşuyorum; Beşiktaş’ta birlikte oynadık, bana bazı tavsiyelerde bulundu. O benim için bir rehber.”

– Cagliari’nin ilk Türk oyuncusu olmak ne hissettiriyor?

“Büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda tatmin.”

– Arda Güler’in yeni versiyonu, hatta “bebek Agüero” olarak adlandırılıyorsunuz.

“Arda’yı tanıyorum, harika bir futbolcu ama ben kendimim. Karşılaştırmalar zaman kaybıdır: Benim hedeflerim var, kendim için ve gelişimim için çalışıyorum.”

– Kimden ilham alıyorsunuz?

“Cristiano Ronaldo, Lautaro Martinez ve aynı zamanda Agüero.”

– Yarın Fiorentina ile mücadele edecek misiniz, bir ligde kalma mücadelesi?

“Evet, doğrudan bir mücadele olacak, ama Juventus ile nasıl geçtiğini gördük… Pozitif hissediyorum, bu benim mentalitem: Tüm maçlara aynı şekilde yaklaşıyorum, ister üst sıralarda bir takım olsun ister ligde kalmaya çalışan bir takım.”

– Fiorentina’da eski takım arkadaşınız Ndour’u karşılayacaksınız.

“Birlikte çok zaman geçirmedik, bir süredir konuşmadık ama iyi bir ilişki var. Maçtan sonra göreceğiz.” (Gülüyor)

– Bir diğer eski takım arkadaşınız Immobile’yi Serie A’da yeniden bulacaksınız.

“Çok güçlü bir oyuncu. Yanımda olması, çok büyümeme yardımcı oldu, onunla kişisel olarak da çok iyi anlaştım. Onu tekrar görmek keyifli olacak.”

– 2024’tü ve o yıl Van Bronckhorst sizi sol kanada attı.

“Benim için zor bir andı, pek çok sebepten dolayı, ama o rolü de kabul ettim.”

– Başkanlar ve antrenörler değişti, o yıl.

“Her gelen antrenör her şeyi değiştiriyordu, zorlu bir sezondu ve pek iyi hatırlamıyorum.”

– Futbola nasıl başladınız?

“Ailem çok tutkulu, onların teşvikiyle başladı. Türkiye’de futbol yaşanır, en çok takip edilen spor.”

– Çok sosyal değilsiniz ama Instagram’da ailenizle bir fotoğrafınız var. Çok yakın mısınız?

“Çok yakınız, babam Şenol ve annem Aysel’e çok bağlıyım: onlar benim ilham kaynağım ve rehberim. İstanbul’da yaşıyorlar ama her zaman yakın hissediyorum. Bir kez buraya Sardinya’ya geldiler ve tekrar gelmeyi istiyorlar.”

– Türkiye’den ne eksik?

“Şehirim, İstanbul.”

– Favori yemeğiniz?

“Annemin yaptığı her şey. İtalya’da ise risotto.”

– Cagliari’yi seviyor musunuz?

“Evet, insanların sevgisini çok hissediyorum.”

– İtalyanca çalışmanız nasıl gidiyor?

“Kolay değil ama çalışıyorum. Zaten bir gelişme fark ediyorum, takımda çok fazla İtalyan olduğu için bu bana yardımcı oluyor.”

– Sardinya diline nasıl?

“O, bir sonraki seviye. Üzerinde çalışacağız” (Gülüyor).

– Kendiniz için ne hayal ediyorsunuz?

“Kendimi geliştirmek, milli takımı kazanmak. Ve Semih Kılıçsoy olarak kendimi kanıtlamak. Bugün ‘yeni Güler’ diyorlarsa, bir gün birine ‘O yeni Kılıçsoy’ desinler istiyorum.”

– Bugüne kadar birçok önemli antrenörünüz oldu, en çok kim sizi etkiledi?

“Herkes bana katkıda bulundu. Şu an Pisacane ile ilişkim çok güzel, ayrıca kariyerimin başında Beşiktaş’ta tanıdığım Şenol Güneş’le de güzel anılarım var. Ayrıca, sık sık görüştüğüm teknik direktör Montella da çok değerli.”

– U21 Türkiye takımının kaptanısınız ama büyük milli takımla da ilk kez oynadınız.

“Milli takım, benim hedefim ve orada olmak, bir referans noktası olmak istiyorum.”

– Tıpkı İtalya gibi, Türkiye de gelecek Dünya Kupası için playoff’tan geçmek zorunda olacak.

“Başaracağız. İtalya için de pozitifim. İki yıl önce Bologna’da onlara karşı oynadım, büyük milli takımla ilk kez sahadaydım. Evet, İtalya benim kaderimmiş.”

İtalya’dan sonra hedef ABD. İngilizce öğrenmek için hala biraz zaman var.