Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları; Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Farklı mecralardan bizleri takip eden tüm vatandaşlarıma, sizlerin vasıtasıyla selamlarımı ve saygılarımı gönderiyorum.

2026 yılının bu ilk grup toplantısında siz değerli yol ve dava arkadaşlarımla beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyor, toplantımızın ülkemiz, milletimiz, partimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Grup toplantımıza katılan misafirlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyor, her birinize desteğiniz, coşkunuz ve ahde vefanız için teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah’a, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için bugün bir kez daha tüm kalbimle hamdediyorum.

Şunu bir defa açık açık söylemek isterim: Hangi unvanda olursak olalım, hepimiz millete hizmet yolunun neferleriyiz; bu hareketin serden geçenleriyiz, bu cennet vatanın sevdalılarıyız. Biz bu millete sevdalıyız, biz bu ülkeye sevdalıyız; kalbimiz Türkiye için atıyor, 86 milyonun tamamı için çarpıyor.

Mazisi ortak, istikbali ortak, sevinci, hüznü ortak; aynı şekilde hayali ve hedefi ortak büyük bir ailenin fertleriyiz. Hamdolsun AK Parti ailesi her geçen gün güçleniyor, yeni katılımlarla saflarını genişletiyor.

“AK PARTİ, 11 MİLYON 543 BİN 301 ÜYE SAYISIYLA ZİRVEDEKİ YERİNİ 2025 YILINDA DA KORUDU”

Değerli kardeşlerim, geçen hafta biliyorsunuz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız siyasi partilere dair güncel verileri açıkladı. Buna göre AK Partimiz, 11 milyon 543 bin 301 üye sayısıyla zirvedeki yerini 2025 yılında da korudu. İkinci sırada yer alan ana muhalefet partisine bu sene de fark attık; CHP ile aramızdaki üye sayısı farkı 9,6 milyondan fazladır. Öncelikle AK Parti’ye gönül veren 11 milyon 543 bin 301 üyemizin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Emeği geçen teşkilatımızın tüm mensuplarını canıgönülden tebrik ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Üyelerimizden ve teşkilat mensuplarımızdan ebediyete irtihal edenlere de Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum.

“KAPIMIZ ÜLKESİNE VE MİLLETİNE HİZMET ETMEK İSTEYEN HERKESE AÇIKTIR”

Bugün yeni katılımlarla AK Parti ailesini daha da büyütüyoruz. Birazdan rozetlerini takarak muhabbetle bağrımıza basacağımız milletvekillerimize aramıza hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Bizim kapımız ülkesine ve milletine hizmet etmek isteyen herkese açıktır, daima da açık olacaktır. İnşallah bundan sonra da saflarımızı sıklaştırarak, birbirimize kenetlenerek, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha da güçlenerek yola kararlılıkla devam edeceğiz. Üstat Necip Fazıl’ın siyasette pusulamız olan şu anlamlı sözlerini ak kadrolar olarak her daim aklımızda tutacağız. Ne diyordu o büyük şair? “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.” Evet, işte biz de insanımıza olan şükran borcumuzu daha fazla çalışarak, daha fazla hizmet ve eser üreterek, daha fazla koşturarak ödeyeceğiz.

Geride bıraktığımız 2025 yılında, son 23 yıldır olduğu gibi yine gece gündüz demeden milletimiz için ter döktük. Muhalefetin sokak nümayişlerinden başka icraatının olmadığı bir dönemde, biz “Aşkla çalışan yorulmaz” düsturuyla tüm Türkiye’ye aşkla hizmet ettik. İnşallah birazdan bunların icmalini, ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizle paylaşacağız. Yani CHP’nin başındaki zatı ve yönettikleri belediyelerde tembelliklerinden dolayı vatandaşa kan kusturan şürekâsını umursamayacak, bunların artık kabak tadı veren ucuz sataşmalarını kale almayacağız, biz işimize bakacağız. Bugün de polemik yapmadan, laf kalabalığına ve laf cambazlığına hiç mi hiç tevessül etmeden yine eserlerimizle, yine hizmetlerimizle konuşacağız.

Ben, 2025 yılı karnemize geçmeden önce, büyük umutlarla karşıladığımız 2026 senesinin siz milletvekillerimizle birlikte tüm teşkilatımız, tüm milletimiz ve insanlık için hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisimize; bu çatı altında ülkeye hizmet eden bütün milletvekillerine ve meclis personelimize yeni yılda başarılar ve kolaylıklar diliyorum.

“İÇERİDE VE DIŞARIDA ÇOK BAŞARILI BİR SINAV VERDİK”

Aziz kardeşlerim, değerli milletvekillerimiz; bölgesel ve küresel gelişmeler bağlamında oldukça yoğun geçen bir seneyi daha geride bıraktık. Krizin, çatışmanın, savaşın, dünyanın birçok yerinde gerilimin eksik olmadığı 2025 yılında hamdolsun milletin emanetine en güzel şekilde biz sahip çıktık.

Yönetmek zorunda kaldığımız hassas süreçlerin hiçbirinde, memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye’nin çıkarlarına zerre miskal halel getirmedik. Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Gazze soykırımına, komşumuz İran’a düzenlenen saldırılardan Sudan’daki insani felakete, Amerika ve Avrupa ile ilişkilerimizden Türk dünyasıyla güçlenen iş birliğimize, Katar’a yapılan operasyonda aldığımız tavra, Terörsüz Türkiye çalışmalarından 19 Mart sonrası sokaklarımızın terörize edildiği nümayişlere kadar her alanda, içeride ve dışarıda çok başarılı bir sınav verdik. Türkiye’nin selametini, milletimizin geleceğini her zaman ön planda tuttuk. Yıl boyunca karşılaştığımız onca sınamaya, onca sıkıntıya rağmen AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin başını yere eğdirmedik.

Her zaman Türkiye’nin, Türk milletinin büyüklüğüne, şanına, saygınlığına ve itibarına uygun şekilde hareket ettik. 2025 yılında birinci önceliğimiz deprem bölgesinin ihyasıydı. 455 bin afet konutunun kurasını yıl bitmeden çekerek depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözleri tutmanın kıvancını yaşadık. Allah’a sonsuz şükürler olsun ki bize duyulan güveni boşa çıkarmadık.

Kardeşlerim, bakın; biz sadece ev, iş yeri ve konut yapmadık, deprem bölgesinde aynı zamanda umutları da inşa ettik. Teslim ettiğimiz yuvalarımızın hak sahiplerine hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Deprem bölgesindeki kalan çalışmalarımızı yeni yılda da aynı tempoda sürdüreceğiz. Yine bu vesileyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde müzakere edilerek karara bağlanan ve yılbaşı itibarıyla yürürlüğe giren merkezi yönetim bütçemizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 

“2026 SENESİ ÜLKEMİZ İÇİN BİR REFORM YILI OLACAK”

Sizlerin şahsında, bütçe maratonu boyunca muhalefetin tahriklerine rağmen takdire şayan bir özveriyle çalışan tüm arkadaşlarımızı, Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Grubunu, kabine üyelerimizi ve bürokratlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Gerçekten büyük bir emeğin ürünü olan bütçemizi tavizsiz uygulayarak ekonomideki hedeflerimize ulaşacağız. Daha önce de ifade ettim: 2026 senesi, ülkemiz için unutmayın, bir reform yılı olacaktır. Büyük kongremizde genel çerçevesini açıkladığımız Türkiye Yüzyılı Reform Programı’mızı, Meclisimizin de desteğiyle inşallah hayata geçireceğiz. Bunun dışında çocuklarımızın dijital tehditlerden korunmasından sosyal yardım sistemimizin yeniden gözden geçirilmesine kadar geniş bir yelpazede insanımızın hayatına dokunan reformları milletimizle buluşturacağız.

“ACIMASIZ BİR BÖLÜŞÜM KAVGASININ TAM ORTASINDAYIZ”

Bakın, burada şunu da vurgulamak durumundayım. Dünyanın ve bölgemizin hangi ciddi tehditlerle yüzleştiğini hepimiz takip ediyoruz. Küresel ekonomi, değerli metaller üzerinden yürüyeceği ve çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin hızla içine sürükleniyor, enerji kaynaklarını elde etme ve ticaret yollarını ele geçirme uğruna yeni bir paylaşım rekabetinin, hem de çok agresif bir şekilde yaşanacağı görülüyor.

Batı dünyası, yıllardır başka ülkeleri tehdit etmek ve baskı altına almak için kullandığı tüm argümanlarını tek tek kaybetti. Masada olmayanın menüye konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız. Dalga boyu giderek artan bu küresel fırtınadan Türkiye’yi sahili selamete ulaştıracak olan kadro bellidir; bu kadronun adı da AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Güçlü Türkiye’nin güvencesi, güçlü bir AK Parti ve güçlü bir Cumhur İttifakı’dır. Emperyalist oyunları bozacak olan irade, tecrübe ve cesaret işte bu kadroda, bu ittifakta ziyadesiyle mevcuttur. Dolayısıyla ne yapacaksak şahsımız için değil, tüm Türkiye için yapacağız; bunu da seçim zamanı meydanlarda vatandaşı vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara’ya haftalardır su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmamak için yapacağız. Bunu doymak bilmez ihtirasları için belediyeleri arpalığa çevirenlerin mağdur ettiği milyonlarca vatandaşımız için yapacağız. Bunu maaş ödeyemez hâle getirdikleri belediye bütçeleriyle tropik adalarda keyif çatan aymazların bir daha şehirlerimize musallat olmaması için yapacağız. Bunu yabancılara ülkelerini şikâyet etmeyi maharet zanneden, kalitesi ve kalibresi düşük siyasetçileri tarihin tozlu raflarına göndermek için yapacağız. Bunu seviyesiz fotoğraflar üzerinden ağababaları adına güya bize mesaj verdiğini düşünen şuursuzları sandığa gömmek için yapacağız. Bunu aynı zamanda Türkiye’nin ismini duyunca gözleri umutla parlayan mazlum ve mağdurların huzuru, refahı ve güvenliği için yapacağız. Bunu istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimizin daha müreffeh ve muteber bir ülkede yaşamaları için yapacağız. Bunu 86 milyon için, yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimiz için, gönül ve kültür coğrafyamızdaki yüz milyonlarca dostumuz için yapacağız. Hepsinden öte bunu Türkiye Yüzyılı’nın tüm unsurlarıyla gerçeğe dönüşmesi için yapacağız.

AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın tökezlemesini bekleyenleri yine hüsrana uğratacağız. Kardeşlerim, gerek bu muhteşem salonda gerek ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum. Halka hesap vermek demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Biz yalnızca sandıkta değil, farklı zeminlerde de milletimize hesap vermeyi prensip hâline getirmiş bir kadroyuz. İl ilçe ziyaretlerimizde, kabine sonrası hitaplarımızda, grup toplantılarımızda hem hayallerimizi ve hedeflerimizi paylaştık hem de bunların ne kadarını gerçekleştirdiğimizi milletimize tek tek anlattık. Biz kendimize inanıyoruz, kendimize güveniyoruz ve milletimize verdiğimiz sözün arkasında durduğumuza, duracağımıza inanıyoruz. Meydanlarda hayal satıp bol keseden vaat dağıtıp 2026 Türkiyesi’nde kış mevsiminde milyonlarca insanımıza Kerbela’yı yaşatanlar gibi olmadık; yerine getiremeyeceğimiz sözleri halkımıza vaat olarak vermedik. Şayet söz verdiysek, bu sefer de onu tutmak için tüm imkânlarımızı seferber ettik.