Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 6 çocuklu bir ailenin yakışıklı delikanlısı olan Carl Emil Pettersson, 17 yaşında denizlere açılmadan önce trajik şeyler yaşamıştı. İsmini aldığı babası Carl Wilhelm, 6 çocuğunu ve eşini terk etmişti. 1892’de hayatını değiştirecek büyük denizlere açılan Pettersson, başlarda kendisini bekleyen kaderden habersizce severek yaptığı uzun deniz yolculuklarına çıkıyordu. Önce dünyayı etkileyecek keşfi yaptığında, kendi hayatını değiştirecek bir kazayı çoktan yaşamıştı. Ölümüne sebep olmasını beklediği kaza, Bismarck Takımadaları’ndan Tabar’da onu koskoca bir halkın kralı yaptı. Tabar adasını keşfetmesi ise Pettersson’un adını, İsveç ve Dünya tarihine altın harflerle yazdırdı. İşte Pettersson’un İrlanda’dan, celladına âşık olduğu yamyam adası krallığına uzanan hikâyesi!

YAMYAM PRENSES PETTERSSON’U YEM OLMAKTAN KURTARDI
1904 yılında Carl Emil Pettersson’ın da içinde olduğu gemi Papua Yeni Gine açıklarında bir deniz kazasına karışmış ve mürettebat batan gemiden denize atlamıştı. Yakınlardaki adadan kendilerine yardım için geldiğini düşündükleri yerliler kazazedelere doğru yüzüyor ve onları sudan çıkarıyordu. Ancak kazazedelerin yardım olduğunu düşündükleri hamlenin arkasında Tabar halkına mensup, kendilerini yemek için bekleyen onlarca kişi vardı. Pettersson’u ise yol arkadaşlarının aksine, bambaşka bir kader bekliyordu.
Yamyam adasının Kralı Lamy’nin genç kızı Singdo, adaya esir olarak gelen yakışıklı ve heybetli bir fiziği olan Pettersson’a âşık olmuştu. Genç denizci, prensesle evlenirse esaretten de kurtulmuş olacaktı. Öyle de oldu, Pettersson ve Singdo evlendi. Yamyam halkın eline düşen diğer denizciler de bu evlilikle statü sahibi olan Pettersson’un istediğiyle kurtuldu. Bir süre sonra Tabar kabilesinin kralının ölümüyle, o güne kadar halkta saygın bir imaj çizen Pettersson beklenmedik bir güce sahip oldu. Kabileye liderlik görevini devralan Pettersson, adanın kralı olmuştu.
Yaşadığı sürece de bu rolü bir sorumluluk duygusuyla ve Tabar halkının kaderini olumlu yönde şekillendirmek için üstlendi. Ancak Pettersson için her şey bu kadar güzel gitmeyecekti. Genç denizciyi hayatı boyunca, yaşadığı büyük şanssızlıkların ardından mucizeler bekliyordu.

ADADA SIR GİBİ SAKLI ALTIN YATAĞI BULDU
1907’de yamyam adasına düştüğünde Kral Lamy’nin kızı Prenses Singdo ile evlenen Carl Emil Pettersson, bu evlilikle dokuz çocuklu bir ailenin babası oldu. Çocuklarından biri bebekken ölen Pettersson ailesi, kısa süre sonra Prenses Singdo’nun da ölümüyle karşılaştı. Pettersson’u yamyamlara yem olmaktan kurtaran karısı 1921’de lohusalık ateşinden hayatını kaybetti.
Takvimler 1922’yi gösterirken Pettersson, çocuklarına bakabilecek yeni bir eş aramak için İsveç’in yolunu tuttu. Bir süre sonra, İngiliz-İsveçli Jessie Louisa Simpson ile tanıştı. İkili 1923’te evlenerek Tabar Adası’na döndü. Ancak Pettersson ve karısı sıtma hastasıydı. Jessie ne yazık ki kısa süre sonra sıtma ve kanser nedeniyle daha da kötüleşmişti. Genç kadın, 19 Mayıs 1935’te Stockholm’de sıtma ve kanserden öldü. Pettersson ise o günlerde, Simberi Adası’nda yıllarca sır olarak saklanan bir altın yatağı keşfetti. Pettersson’un keşfi bugün hâlâ Tabar Adaları’nı dünyanın en büyük altın yataklarından biri yapıyor.

İSVEÇ TARİHİNDE BİR DENİZCİ
İkinci eşini de kaybettiği kötü günlerde Pettersson için bu altın keşfinin dünyanın en büyüklerinden biri olması pek de önemli değildi. Pettersson eşini kaybedince Tabar’da durmak istememiş ve altınlarla dolu adadan, tarihe geçen bir kral olarak ayrılmaya karar vermişti. Pettersson için artık kaderini değiştiren adayı terk etme vakti gelmiş olsa da ilerleyen günlerde yaşanacaklar yine talihsizliklerle dolu günler olacaktı. Hayatı boyunca yaşadığı her olumsuzluğun arkasından büyük hediyeler alan Pettersson, bu kez yolun sonuna gelmiş ve 23 Ekim 1875’te başlayan hayatına 61 yaşında 12 Mayıs 1937’de veda etmişti.
Ünlü denizci, 1935’te ayrıldığı Tabar’dan İsveç’e dönmedi. Pettersson maceralarla dolu hayatının son günlerini geçirdiği Avustralya’nın Sidney kentinde kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yumdu. Ünlü denizci bugün, İsveç kitle iletişim araçlarında popüler bir figür olarak yerini koruyor. Pettersson’un hayatı ölümünün ardından pek çok dergi ve çizgi filme de konu oldu.
