Yeni küresel tehdit: Melez şiştozomiyaz! Cinsel organlara yerleşip kısırlığa yol açıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Derleyen: Betül Topaklı / Milliyet.com.tr – Şistozomiyaz, diğer adıyla Bilharyaz; şistozoma ya da ‘kan paraziti’ olarak bilinen parazitik yassı solucanların neden olduğu, tatlı su yoluyla bulaşan ve akut ya da kronik seyredebildiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık nedeniyle tedavi görüyor. Vakaların büyük çoğunluğu, paraziti taşıyan tatlı su salyangozlarının yaygın olduğu Afrika kıtasında kaydediliyor. Ancak uzmanlara göre hastalık artık yalnızca Afrika ile sınırlı değil, son yıllarda kıta dışında da bulaş vakaları bildiriliyor.

Bilim insanları, uzun süre yeterince ciddiye alınmadığını belirttikleri şistozomiyaza yol açan parazitlerin kontrolsüz şekilde yayılma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ‘Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü’ kapsamında yayımladığı raporda, şistozomiyazın küresel ölçekte bir halk sağlığı tehdidine dönüşme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.

“Şistozomiyaz, salyangozların vücudundan salınan parazit larvalarının bulunduğu sulara giren insan ve hayvanlarda görülüyor. Bu larvalar deriyi sindirip altına girmelerini sağlayacak enzimler salgılıyor ve bedene girdikten sonra da kan damalarında yaşamaya başlıyor. Dişilerin yumurtladığı bu yumurtalar bazen dışkı ve idrarla vücuttan atılırken bazen de atılamıyor. Bunun üzerine bağışıklık sistemi bu yumurtalara saldırmaya başlıyor ve bu sırada yumurtaların etrafındaki doku da hasar görüyor. Bu durum organ yetmezliğine yol açabiliyor. Yumurtalar bazen de cinsel organlarda birikebiliyor. Bu hastalığa üriner şistozomiyaz deniyor ve ağrıların yanı sıra kanser ve hatta ciddi vakalarda ölüme de yol açabiliyor.”

78 ÜLKEDE ŞİŞTOZOMİYAZ BULAŞIMI TESPİT EDİLDİ

Hastalık, genellikle durgun tatlı sularda yaşayan salyangozlar aracılığıyla yayılıyor. Ancak parazitin en korkutucu yanı, suyla temas eden insan derisini saniyeler içinde delerek vücuda nüfuz eden özelliğe sahip olması. Kana karışan parazitler, iç organlarda senelerce fark edilmeden barınabiliyor. Hastalıkla ilgili korkulan oldu ve geleneksel rotası olan Afrika’nın dışına çıktığı resmen belgelendi. Çin, Venezuela ve Endonezya’nın da aralarında bulunduğu 78 ülkede şiştozomiyaz bulaşımı tespit edildi. Türkiye’de ise bugüne kadar sadece yurt dışından dönen kişilerde bu parazit tespit edilmişti fakat bu durum değişebilir.

MELEZLEŞEREK EVRİM GEÇİRDİ

Peki yeni inatçı salgınlara ne yol açıyor? Yapılan araştırmacılar bu parazitin insanlardaki ve hayvanlardaki versiyonlarının yeni bir melez oluşturduğunu tespit etti. Yani şiştozomiyaz hastalığına yol açan parazit evrim geçirdi. Melezleşerek yeni coğrafyalara adapte olan bu parazit, artık sadece suyla temas yoluyla değil, üreme sistemine yerleşerek hayati risk oluşturuyor. Bu melezlerin hem insanları hem hayvanları etkileyebildiğin için bulaşmasını kontrol altına almak çok daha zor olacağı söyleniyor. Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, yeni araştırmalarında, insan ve hayvanlardan alınan örneklerde test edilen parazitlerin yüzde 7’sinin melez çıktığını ve testlerin az sayıda bölgede yapılması nedeniyle bu oranın “buzdağının görünen kısmı” olabileceğini söylüyor. Musaya, melez parazitlerin gelecekte insan paraziti ve hayvan paraziti olarak ayrılan iki türü ortadan kaldırabileceğini de açıkladı. Doktorların bu melez türe ev sahipliği yapan hastaları nasıl iyileştireceklerini henüz çözemediklerini aktaran Musaya, “Bu yüzden Siyasetçilere bir uyanma çağrısı yapıyoruz. Bu sorun hızla büyümeden bir şeyler yapmalılar” diyerek hastalığın önemine dikkat çekti.

“İlk kez enfekte olan insanlarda çoğunlukla semptom vermeyen şistozomiyaz, enfeksiyon başladıktan ortalama 1-2 ay sonra semptom vermeye başlıyor. Bulaş cilt yoluyla oluştuğundan enfeksiyondan 12 saat sonra deride kızarıklık ve kaşıntı hissi görülebiliyor. Deride görülen döküntüler, uyuz gibi diğer döküntü türlerini taklit edebiliyor. Kanda yumurtaların gittiği bölgelere göre semptomlar da farklılık gösterebiliyor. Omuriliğe giden kan damarlarında bulunan yumurtalar; felç, nöbet ve titreme gibi semptomlar da gösterebiliyor. Özellikle sık sık şistozomiyaz olan çocuklarda anemi ve yetersiz beslenmeye bağlı öğrenme güçlükleri görülebiliyor. Şiştozomiyaz belirtileri, solucanların kendisinden değil, vücudun solucanlar tarafından üretilen yumurtalara verdiği tepkiden kaynaklanıyor.”

KISIRLIĞA YOL AÇIYOR

Parazitin insan ve hayvan türlerinin melezleşmesi, parazitin mevcut sıcak iklimlerin dışındaki bölgelerde de kalmasını sağlıyor. Özellikle üriner ve genital bölgelere yerleşme eğilimi gösteriyor. Yapılan yeni araştırmaya göre, bu melezlerin insanların cinsel organlarını etkilemesine rağmen tespit edilmesinin zor olduğunu da ortaya koyuyor. Bunun nedeni ise melezlerin yumurtalarının mikroskop altında tipik parazit yumurtalarına benzememesi. Sağlık çalışanları bu parazitin belirtilerini cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtileriyle de karıştırabiliyor. Üriner şistozomiyaz tedavi edilmediği durumda; cinsel organlarda şiddetli ağrıya, genital lezyonlara ve kısırlığa yol açabiliyor, HIV bulaşma riskini de artırıyor.

‘KÜRESEL BİR TEHDİDE DÖNÜŞTÜ’

Melezlerin dünyaya yayılma yeteneğinin arttığını söyleyen bilim insanları, iklim değişimi ve artan seyahatle birlikte melez parazitleri kontrol etmek zorlaşacağına dikkat çekiyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde melezlerin yol açtığı salgınlara rastlanırken, WHO’nun şistozomiyaz kontrol programının başında bulunan Dr. Amadou Garba Djirmay, bunun “küresel bir endişe kaynağına dönüştüğünü” belirtiyor. Kapsamlı parazitle mücadele programları sayesinde şistozomiyaz vakaları 2006’dan 2024’e kadar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO’ya göre 2018’le 2023 arasında göz ardı edilen tropik hastalıklarla mücadele için yapılan yardımlar yüzde 41 oranında azaldı. Bu durum virüsün bugün 1 milyar kişiyi etkilemesine rağmen göz ardı edildiğini gözler önüne seriyor.