Milliyet.com.tr/ Ev sahipleri ile kiracılar arasında kira bedeli ve tahliye konusuna dair uyuşmazlıklar gündemden düşmüyor. Bir kişi İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki taşınmazını 2019 yılında 3.000 TL’ye kiraya verdi.
60.000 TL OLAN KİRASI İÇİN ZAM İSTEDİ
Mal sahibi bu süreçte aynı zamanda kendisi de Kartal’da bir kiralık dairede oturuyordu. Aradan geçen yıllar sonrasında mal sahibi Kartal’daki daireye 60.000 TL ödediğini belirterek, Beşiktaş’taki dairesinin kirasının epey düşük kaldığını öne sürdü ve halihazırda 14.750 TL’ye oturan kiracısından zam istedi.
Zam talebi sonrası taraflar arasında uyuşmazlık başladı ve konu yargıya taşındı. Ev sahibi ile kiracı arasında yaşananları milliyet.com.tr’ye anlatan Avukat Gizem Gonce şu ifadeleri kullandı: “Bir kişi İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde 01.07.2019 tarihinde evini 3.000 TL’ye kiraya verdi. Mal sahibi aynı zamanda çocuklarının okulu nedeniyle başka bir taşınmazda kiracı olarak oturmaktaydı. Gelinen süreçte mal sahibinin kirada oturduğu ev için güncel kira bedeli ise 60.000 TL olmuştu.
KİRACI: TEFE TÜFE’DEN FAZLA ZAM YAPMAM
Aradan geçen sürede Beşiktaş’taki taşınmazda kiracı 14.750 TL’ye oturmaktaydı. Mal sahibi Kartal’da oturduğu evin kirasının yüksek olduğunu öne sürerek Beşiktaş’taki kiracısından daha fazla zam yapılmasını istedi. Kiracı bu talebe karşın TEFE, TÜFE’den daha fazla artış yapmayacağını belirtti.
Ev sahibinin büyük çocuğunun da okulunun Beşiktaş Yıldız Teknik Üniversitesi olması sebebiyle söz konusu taşınmaza ev sahibi kendi geçmek istedi. Bunun üzerine 15.05.2023 tarihinde ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açıldı.
MAL SAHİBİ: ‘EV SAHİBİM BENİ TAHLİYE ETMEK İSTİYOR’
Mahkemede ev sahibi dava dilekçesinde kendisinin evli olup iki çocuklu olduğunu, halen kirada oturduğunu ve kirada oturduğu konutun maliki tarafından tahliye edilmek istendiğini, kendisinin ve ailesinin dava konusu taşınmaza gerçek, samimi ve zorunlu ihtiyacı bulunduğunu, kira süresinin bitiminden önce kiracıya 10/04/2023 tarihli noter ihtarnamesi ile tahliye talebinin bildirildiğini, ancak taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek taşınmazın tahliye edilmesini talep etti.
KİRACI: ‘MAL SAHİBİ DAHA YÜKSEK KİRA İÇİN TAHLİYE İSTİYOR’
Kiracı mahkemede ev sahibinin ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, mal sahibinin aynı il sınırları içerisinde başka taşınmazlarının da bulunduğunu, ev sahibinin dava konusu taşınmazı daha yüksek bedelle kiraya verme amacı taşıdığını öne sürerek davanın reddini savundu.
‘BİLİRKİŞİ TAPU KAYITLARINI İNCELEDİ, TANIKLAR DİNLENDİ’
Söz konusu ifadelerin ardından mahkeme bilirkişi tayin etti. Bilirkişi kira sözleşmesini, tapu kayıtlarını, noter ihtarnamesini, mal sahibi adına kayıtlı taşınmazları, tanık beyanlarını, nüfus kayıt örneği ve ev sahibinin mevcut kira sözleşmesi ve tahliye talepli ihtarnamesini incelendi.
İncelemeler sonrasında mahkeme tarafından yapılan açıklama şu şekilde: “Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi uyarınca açılmış ihtiyaç sebebiyle tahliye davasıdır. TBK m.350 hükmüne göre; kiraya veren, kira sözleşmesini; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da iş yeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunduğu takdirde dava yoluyla sona erdirebilir.
Taraflar arasında 01/07/2019 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin yenilenerek devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı tarafından kira süresinin bitiminden önce 10/04/2023 tarihinde noter aracılığıyla davalıya tahliye ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın ev sahibi adına kayıtlı olduğu sabittir. Ev sahibinin nüfus kayıt örneğine göre evli ve iki çocuklu olduğu, halen Kartal adresinde kiracı olarak oturduğu, mevcut konut maliki tarafından gönderilen tahliye talepli ihtarname dosyaya sunulmuştur.
DAVACI TANIKLARI: ‘EV SAHİBİ KARTAL’DAKİ EVİNDEN ÇIKARMAK İSTİYORDU’
Davacı ev sahibinin tanıkları; davacının kirada oturduğunu, mal sahibi tarafından evden çıkarılmak istendiğini, ekonomik sebeplerle kendi taşınmazına taşınmak zorunda olduğunu beyan etmişlerdir.
TAPU ARAŞTIRMASI: BAŞKA TAŞINMAZI YOK!
Davalı tarafından davacının aynı ilde başka taşınmazlarının bulunduğu ileri sürülmüş ise de yapılan tapu araştırmasında davacının dava konusu taşınmaz dışında mesken niteliğinde kullanılabilir başka bir taşınmazının bulunmadığı tespit edilmiştir.
MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN KARAR
Mahkememizce Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda yapılan değerlendirmede; ihtiyacın dava tarihinden karar tarihine kadar devam etmesi gerektiği gözetilmiş, davacının halen kirada oturduğu ve dava konusu taşınmazı konut olarak kullanma iradesinin devam ettiği anlaşılmıştır.”
Söz konusu davaya ilişkin 12.02.2024 tarihli mahkeme kararı şu şekilde: “Dosyada davacının (ev sahibi) ihtiyacının samimi olmadığına veya taşınmazı daha yüksek bedelle kiraya verme amacı taşıdığına ilişkin somut ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır. Bu haliyle davacının konut ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davanın kabulü ile kiracının taşınmazdan tahliyesine verilmiştir.”
