Didem Seymen – “Zayıflama iğneleri” olarak bilinen GLP-1 reseptör agonistleri, “Ozempic yüzü” terimiyle konuşulan bir yan etkiyi gündeme getirdi. Zayıflama iğnelerinden birinin adının kullanıldığı bu gündemde, hızlı kilo kaybının ardından yüzün çökmesi, yanakların sarkması ve daha yaşlı bir ifade oluşması birçok kişiyi endişelendiriyor. Oysa uzmanlara göre mesele yalnızca yağ kaybı değil. Asıl belirleyici olan, kilo verme sürecinin nasıl yönetildiği. Hedef, “Kaç kilo verdiğiniz” değil “Nasıl verdiğiniz” olmalı. Yeterli protein, düzenli direnç egzersizi ve hekim kontrolünde ilerleyen bir süreç hem kas kaybını azaltıyor, hem de yüzde oluşabilecek çökme ve sarkmaları sınırlıyor. Aksi halde aynadaki değişim, tartıdaki rakamdan daha ağır olabilir.
‘Protein alın spor yapın’
Dr. Burak Uzel (Medicana Ataköy Hastanesi): “Her yağsız doku kaybı, aktif kas dokusunun yıkıldığı anlamına gelmez. GLP-1 ilaçlarının kas üzerinde doğrudan yıkıcı bir etkisi olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Sorun çoğu zaman ilacın kendisi değil, sürecin yanlış yönetilmesi. Vücut hızlı kilo kaybında adaptasyon geliştiriyor. Kas kaybının temel nedenleri yetersiz protein alımı ve hareketsiz yaşam tarzı. Günlük kişiye özel kilo başına 1.2 gram protein, direnç egzersizi, D vitamini ve magnezyum riski azaltabilir.”
‘Önlem alınmazsa cilt sarkar’
Dr. Elif Gürbüz (Medikal estetik uzmanı): “Zayıflama iğnesi kullanılırken yaşam tarzı düzenlenmezse yüz bölgesinde hacim kaybı ve sarkma kaçınılmaz. Yeterince protein almaz, sağlıklı beslenmez ve direnç egzersizleri yapmazsanız yalnızca yağ değil, kas kaybı da ortaya çıkabilir. Yüzdeki yağ pedleri azaldığında hacim kaybı belirginleşir. Kolajen ve elastin liflerinde azalma görülebilir. Göz altlarında çökme, kırışıklıklarda artış ve yüzde sarkma olabilir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz kalıcı olmazsa ilaç bırakıldığında yüzdeki sarkma ve deformasyon daha da belirginleşebilir.”
